YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5368
KARAR NO : 2011/7844
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, oda kaydındaki … isminin … oğlu 1955 doğumlu … olarak düzeltilmesini ve yaşılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davalı odanın üye kayıt defterinin 14 nosunda 20.07.1979 tarihinde 4 sicil no ile … oğlu … doğumlu … adına yapılan kaydın, …-… oğlu 03.02.1955 … Köyü doğumlu davacı …’a ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Odanın üye kayıt defterindeki “…” isminin “…” olarak düzeltilmesine, davacının … sigortalılığının başlangıç tarihinin 20.07.1979 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 15.11.1989 tarihli bildirge üzerine vergi kaydı esas alınarak 15.11.1989 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edildiği, 01.03.1980-23.10.1987 ve 15.11.1989-31.12.1994 tarihleri arasında vergi kaydının, 20.07.1979-08.08.2005 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, daha sonra oda kaydına istinaden tescil tarihinin 22.03.1985 olarak düzeltildiği, 09.09.2008 tarihinde yaşlılık aylığı talep etmesi üzerine Kurum memurunca oda kaydı üzerinde inceleme yapıldığı, 14 sıra noda …’ün kayıtlı olduğunun anlaşılması üzerine bir kısım sigortalılığının iptal edilerek yaşlılık aylığı talebinin reddedildiği, davalı odanın 30.06.2008 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile 14 sıra noda kayıtlı olan kişinin davacı …’a ait olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı Odaya yönelik dava yönünden;
5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 1.nci maddesinde, iş mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş olup İş Yasasına göre işçi sayılan kişilerle işverenler arasında hizmet akdinden veya İş Yasasına dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk (iş) davaları ile sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına; Sosyal Sigortalar Kurumu ile Sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara bakılacağı öngörülmüştür. 1479 sayılı Yasanın 70., 506 sayılı Yasanın 134., 5510 sayılı Yasanın 101. maddesinde bu Yasa’nın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği bildirilmiştir.
İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir. Odalar ile üyeleri veya hak sahipleri arasındaki uyuşmazlık idari yargı yerinde giderilmedikçe adli mahkemeler idareyi bağlayıcı, bir eylem ve işleme zorlayıcı nitelikte karar veremezler.
Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa’da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların iş mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere iş mahkemelerinde bakılamaz.
Anayasamızda davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna ilişkin hükmünün yanında mahkemelerin kuruluşunun görev ve yetkilerinin, işleyişinin, yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğine ilişkin hüküm de bulunmakta olup bu hüküm kamu düzeni ile doğrudan ilişkili olduğundan hak alma gecikecek zorlaşacak kaygısı ile bu hükmün ihlali Devletin hukuk sisteminde kargaşaya neden olacaktır.
Meslek Odaları ile üyeleri arasında çıkan kayıt ve terkin işlemleri ile ilgili ihtilaflara bakmaya idari yargı yeri görevli olduğundan mahkemece davalı odaya yönelik dava dilekçesinin davaya bakmaya adli yargı yeri değil idari yargı yeri görevli olduğundan yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken bakılıp sonuçlandırılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Davalı SGK. Başkanlığına yönelik davaya gelince;
Davacının dava dilekçesi içeriğinden bu davayı açmaktaki amacının davalı Kurumca iptal edilen 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresine geçerlilik kazandırmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Zaten davalı oda yönetim Kurulunca alınan 30.06.2008 tarihli kararla bu kaydın davacıya aidiyetine karar verilmiş ve davalı oda tarafından bu konuda bir uyuşmazlık çıkarılmamıştır.
1479 sayılı Yasada 506 sayılı Yasaya koşut geçmiş hizmet sürelerinin tespitine olanak tanıyan bir hüküm bulunmamakta olup davacı davalı Kurumca 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edilmiş olduğundan 20.07.1979-22.03.1985 tarihleri arasındaki sürenin tespitine karar verilmesine yasal mevzuatça olanak bulunmamaktadır.
Yapılan araştırma sonucu üye kayıt defterinin 14 sıra nosunda kayıtlı … oğlu … doğumlu … adlı bir kişinin bulunmadığı, bu gerekçe ile de oda yönetim kurulunca kaydın davacıya aidiyetine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda yapılacak iş; davalı Kuruma müzekkere yazılarak davacının hangi tarihler arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayıldığı, hangi tarihler arasındaki sigortalılık süresinin iptal edildiği sorularak, davalı Kurumca iptal edilen sigortalılık süreleri açısından dosyadaki tüm deliller bir arada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı SGK’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.