Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5372 E. 2012/23310 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5372
KARAR NO : 2012/23310
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 2003 tarihinden itibaren maaşından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primlerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının yaşlılık aylığından … kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile yapılan kesintilerin yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, vergi kaydının silinme tarihi olan 2003 yılından sonra devam eden esnaf sicil kaydının tek başına bağımsız çalışmanın devam ettiğini göstermeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmiş olması hatalı olmuştur.
25.8.1999 gün ve 4447 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen ek 20. madde uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanan ancak daha sonra çalışmasına devam eden veya çalışmaya başlayanların aylıklarından %10 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin yapılacağı belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 1995 yılında 1479 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, uyuşmazlık konusu dönemde davacının emlak komisyonculuğu nedeni ile 10.2.1998-31.12.2003 tarihleri arasında vergi kaydının, 5.3.1979-23.7.1986 tarihleri arasında oda kaydının, 19.1.1985-26.5.2010 tarihleri arasında ise sicil kaydının bulunduğunun, davacının sicil kaydının devam etmesi nedeni ile 1.10.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Yasa ile eklenen 1479 sayılı Yasanın ek 20. maddesi uyarınca, 1.10.1999 tarihinden davacının kuruma başvuru tarihi olan 28.5.2010 tarihleri arasında aylığından … kesildiği anlaşılmaktadır. 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince zorunlu … sigortalılığının statüsünün oluşması için esnaf sicil memurluğu veya usulüne uygun meslek kuruluşu (oda) kaydı yeterlidir. 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Yasasının 5. ve 119. maddelerine göre esnaf sicilinin bulunması bağımsız çalışma yönünden karine teşkil etmektedir. Bu yasal karinenin aksi ispatlanmadıkça dikkate alınmaması gerekir. Yasal sistemde vergi kaydı bulunmadığından bağımsız çalışma mümkün olup sicil kaydı itibari ile esnaf olarak kabul edilmeleri gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak sicil kaydının 26.5.2010 tarihine kadar devam etmesi sebebiyle davanın 25.8.1999-26.5.2010 tarihleri arasında bağımsız çalışmasının fiilen devam edip etmediği araştırılmalı, esnaf sicil memurluğundan kaydın devam sebebi sorulmalı, emniyet kanalı ile davacının emlak komisyonculuğu işini devam ettirip ettirmediği işyerini hangi tarihte terk edildiği, işyerin hangi tarihten itibaren 3 kişinin faaliyette bulunduğu hususları araştırılmalı, tarafların göstereceği kanıtlar da nazara alınmalı, böylece deliller olabildiğince toplandıktan sonra istem hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ise inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.