YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16237
KARAR NO : 2013/21892
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacıya Kurumun 2012/12439, 12440, 12441, 12442 sayılı takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile toplam 21.050,99 TL borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, takip konusu kurum alacağı zamanaşımına uğradığından davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102. madde ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşıdır. 5198 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin 5. fıkrasına göre, 6183 sayılı Kanunun zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin prim alacaklarının tahsilinde uygulanmayacağı belirtilmiş ise de, bu değişiklik, yürürlük tarihi olan 06.07.2004 tarihinden sonra tahakkuk edecek prim borçlarına uygulanabilecektir.
6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinde zamanaşımını kesen haller sayılmış olup kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.
Somut olayda davacıya gönderilen ödeme emirlerine konu prim, özel iletişim vergisi, eğitime katkı payı ve işsizlik sigortası primi borçları 2000/9. ayından 2002/6. aylarına kadar olan dönemi kapsamaktadır. Her ne kadar ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat parçaları dosyada yok ise de, davacının dava dilekçesindeki beyanına göre 25.01.2012 tarihinde, davalının cevap dilekçesindeki beyanına göre 26.01.2012 tarihinde ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, buna göre davanın yasal 7 günlük sürede 01.02.2012 tarihi itibariyle açıldığı görülmektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı kuruma olan borçları dolayısıyla 23.05.2006 tarih ve 580537 sayılı dilekçe ile 5458 sayılı Yasa uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılması için başvurulduğu görülmektedir. Borçların yeniden yapılandırılması için talepte bulunulmakla 24.04.2006 tarihinde zamanaşımı kesilmiştir. Yeniden yapılandırma talebinden sonra Kurumca yapılan işlemler ve davacının ödemede bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır.
Yapılandırma talebi üzerine kesilen zamanaşımının, 01.01.2007 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, tahakkuk ve tahsil zamanaşımının bu tarihe göre yeniden değerlendirilip tartışılmasının gerektiği, buna rağmen Mahkemece zamanaşımının kesilmesi ve 01.01.2007 tarihinden itibaren yeniden başladığı hususu tartışılmadan ve davalı Kurumun bu yöndeki itirazları ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği görülmüştür.
Yapılacak iş, davacının 23.05.2006 tarih ve 580537 sayılı dilekçesi ile 5458 sayılı Yasa uyarınca yaptığı yapılandırma talebine göre, zamanaşımının 01.01.2007 tarihi itibari ile yeniden başladığını kabul ederek, bu tarihten sonra yapılan işlemleri sormak ve tahsil zamanaşımına ilişkin yeniden değerlendirme yaparak karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.