YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17844
KARAR NO : 2013/4424
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 16.11.1995 tarihinde meydana gelen iş kazasında % 13 oranın da sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İş kazasına uğrayan işçinin sürekli iş göremezlik oranının % 13 oranında olduğu, davacının 06.06.2012 tarihinde davasını kısmen ıslah ettiği, esas dava ile istenilen miktara ve ıslahen artırılan miktarla ilgili olarak davalı tarafça süresinde zaman aşımı def’i inde bulunulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık bu tür davalarda 818 Sayılı B.K.’nun 125. maddesi gereğince uygulanmakta olan 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Somut olayda değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı, davacının ekli Şişli Eftal hastanesinin 09.11.2007 tarihli raporu ile davacının 22.03.1996 tarihinden itibaren çalışabileceğine ilişkin rapor düzenlendiği gibi davacının … 3. İş Mahkemesinde aynı olay ile açtığı 1998/866 E, sayılı dava dosyası ile de fail ve zarardan haberdar olduğu açıktır.
Hal böyle olunca, davacı tarafından 13.01.2009 tarihli asıl dava ile 06.06.2012 tarihinde tazminattın ıslahen artırılması üzerine süresi içerisinde davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i nin kabul edilerek dava ve ıslahen istenilen miktarlara ilişkin tüm tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ve yorum ile maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.