YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20425
KARAR NO : 2012/20703
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, Kırıkkale/Yahşihan ilçesinde bulunan TSK Mühimmat Ayırma ve Ayrıştırma Tesis Müdürlüğü TNT Tahliye Atölyesinde 02.01.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sivil işçi …’ın yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, “askeri alanda meydana gelen patlama olayında asker kişi sayılan sivil memurun ölümü ile ilgili maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından görülmesi gerekmektedir” gerekçesiyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
İş Mahkemelerinin görevi 5521 sayılı Yasanın 1.maddesi ile düzenlenmiştir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olabilmesi için uyuşmazlığın taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması, uyuşmazlığın iş sözleşmesinden veya İş Kanunu’ndan kaynaklanması koşuldur.
Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş olup görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa’da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların İş Mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere İş Mahkemelerinde bakılamaz.
Somut olayda, davacıların murisi …, TSK’da 4857 sayılı Kanun’un 2.maddesi kapsamında sivil işçi olup somut olayda Kanun’un 4.maddesinde sayılan haller de olmadığından; işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen ve işçinin ölümü ile sonuçlanan olay iş kazasıdır. Kurum da olayı iş kazası kabul ederek ölen işçinin hak sahiplerine ölüm geliri bağlamıştır.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 20.maddesine göre “Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır.”
Davacıların ölen yakını “sivil işçi” olup iş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davasının 1602 sayılı Yasa’nın 20. ve 21.maddeleri kapsamında Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi mümkün değildir.
Mahkemece, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 21/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.