Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/23248 E. 2013/15551 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23248
KARAR NO : 2013/15551
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 120.009.80 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/09/2013 Pazartesi günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü yapılan tebligat üzerine taraflar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacılar murisi … ’ın tır şoförü olarak Romanya ülkesinde uluslararası yolda seyir halinde iken, sol şeride geçerek çekici ile birlikte Tuna Nehrine düşmesi sonucu vefat ettiği ve cesedinin 8 ay sonra tespit edildiği, SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, 15.10.2009 tarihli İş Güvenliği ve Trafik Uzmanı Makine Müh. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalı işveren şirketin kusursuz olduğu, müteveffa işçinin kusursuz olduğu, olayda % 100 kötü tesadüf veya kaçınılmazlık faktörü bulunduğunun belirtildiği, bu rapora itiraz üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Elemanı 3 kişilik bilirkişi heyete tarafından düzenlenen bila tarihli kusur raporunda, davalı işverene kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, mevcut bilgiler çerçevesinde müteveffa işçinin kusurlu veya kusursuz olduğunun tespit edilemeyeceğinin belirtildiği, Romanya İç İşleri Bakanlığı Polis Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Bükreş Büyükelçiliğini bilgilendirmeye yönelik düzenlenen yazıda olayın, Vadu Oii köprüsü üstünde, yoğun trafikte, sert rüzgar ve ıslak zemin şartlarında kazaya karışan tırın anlaşılamayan bir şekilde hareket şeridini değiştirerek Tuna Nehrine düşmesi ile gerçekleştiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Öte yandan, kaçınılmazlık(kötü tesadüf); hukuksal ve teknik anlamda, fennen önlenmesi mümkün bulunmayan başka bir anlatımla, işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin alınmış olduğu koşullarda dahi önlenmesi mümkün bulunmayan durum ve sonuçları ifade eder.
İş kazası olaylarında kaçınılmazlık veya kötü tesadüften bahsedebilmek için işçi ve işverenin olayın olmaması için alabilecekleri tüm önlemleri aldıktan sonra işin doğası gereği kendiliğinden veya doğa güçleri gibi beklenmeyen etkiler nedeniyle ortaya çıkan birtakım olumsuzlukların bulunması gerekir. Kısacası kaçınılmazlık işin doğasından kaynaklanır. Önlenemez ve beklenmedik olaydır. Önlem almak sureti ile önüne geçilebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemez.
Somut olayda, sigortalının vefatı neticesini doğuran zararlandırıcı olay bir trafik-iş kazası olduğuna göre, olayın tamamen kötü tesadüfün etkisi ile gerçekleştiği kabul edilerek, kusur durumunun taraflar arasında % 50 oranında paylaştırılması ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; kazaya karışan aracın gümrük giriş ve çıkışları ile takometre kayıtlarının celp edilmesi ile, sevkiyat için iki şoför gerekip gerekmediği, müteveffa işçinin mesai ve dinlenme saatlerine ilişkin hususların araştırılarak, İş Kanunu’nun 77. maddesi ve tüzük hükümleri kapsamında trafik -iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden olacak şekilde 3 kişilik bilirkişi heyetine olayı yeniden inceletmek ve çıkacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine
09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.