YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10110
KARAR NO : 2013/16131
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/12/1976-15/07/1992 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalıya ait işyerinde 15.12.1976 – 15.07.1992 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının talep edilen dönemde kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; garson olarak çalışan davacı adına davalı işyerince düzenlenen işe giriş bildirgesi bulunmadığı, ancak davacının 1981/1. dönemden – 31.07.1983 ve 03.10.1991 – 30.06.1992 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının davalı Kurum’a bildirildiği, bordro tanıklarının ve davacı tanıklarının davacının 1975 – 1992 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, davalı işyerinin 01.06.1974 – 31.03.1994 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu, davacının 29.09.1992 tarihinde … 4. İş Mahkemesi’nde açtığı ve 09.12.1993 tarihinde karara çıkan işçilik alacaklarına ilişkin davada davacının; 1976 yılından 15.07.1992 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını beyan ederek bir kısım işçilik alacaklarını talep ettiği, Mahkeme davacının 15.12.1976 – 15.07.1992 tarihleri arasında çalıştığı esas alarak bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı, 24.03.1992, 17.03.1992 tarihli ve tarihsiz iki tane davalı işyerinin kaşesi bulunan vizite kağıtları mevcut olduğu ve bu vizite kağıtlarında davacının 03.10.1991 tarihinde işe başladığının yazıldığı, askerlik şubesince gönderilen yazıda; davacının 09.04.1986 – 10.10.1987 tarihleri arasında askerlik yaptığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya … delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları,tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Askerlik süresi içerisinde aynı işveren emrinde çalışmak koşuluyla hizmet akdi askıya alınmış sayılır. Bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerine askerliği müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemez.
Somut olayda; davacının askerliğini müteakip davalı işyerinde işe başlayıp başlamadığı araştırılmadan ve davacı askerliği müteakip davalı işyerinde işe başlamış ise askerlik yapılan dönem dışlanmadan talep edilen sürede kesintisiz çalışma olduğunun kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; bordro tanıklarından davacının askerliğini müteakip davalı işyerinde işe başlayıp başlamadığı sorularak yukarıdaki açıklamalar ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.