YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11592
KARAR NO : 2013/14451
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışı çalışmalarının ve borçlanma talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 01.02.1968 doğumlu davacının yurtdışında Türk vatandaşı olarak geçen 01.06.1984-12.08.1997 tarihleri arasındaki süreyi ve Türk vatandaşlığından 12.08.1997 tarihinde çıkmasından sonra geçen süreyi borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 20.08.1984-12.08.1997 tarihleri arasında Türk vatandaşlığında geçen çalışmalarını borçlanabileceğinin tespitine, davacının vatandaşlıktan ayrıldığı dönemdeki yurt dışı çalışmalarına yönelik borçlanma talebinin reddine karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.
Somut olayda, 01.02.1968 doğumlu davacının 20.08.1984 tarihinden itibaren yurtdışında çalışması bulunmakta ise de 3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre 18 yaşını doldurduğu 01.02.1986 tarihinden önceki süreyi borçlanması mümkün değildir. Mahkeceme bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden davacının 20.08.1984 tarihinden itibaren borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı Kurum yararına bozma nedenidir.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28.maddesine göre doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı olup bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabidirler. Kanun’un 27.maddesine göre çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile Türk vatandaşlığı kaybedilir. Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
Somut olayda, davacının Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilmiş olup çıkma belgesini teslim aldığı 11.11.1997 tarihinde Türk vatandaşlığını kaybetmiştir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden davacının çıkma belgesini teslim aldığı 11.11.1997 tarihine kadar geçen süreyi borçlanma hakkı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde 12.08.1997 tarihine kadar geçen süreyi borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı yararına bozma nedenidir.
O halde davacı ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.