YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17544
KARAR NO : 2013/24722
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 09.06.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 8,63 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin önceki kararın davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda davanın niteliği göz önünde tutularak davacıya olayın iş kazası olup olmadığının, iş kazası sonucu sayılması halinde, meslekte kazanma güç kayıp oranın saptanması ve buna bağlı olarak Kurumdan gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunması giderek kurum aleyhine dava açması için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermek gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve maddi tazminattan fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin maddi tazminatın belirlenmesine ve manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak maddi tazminattan fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması hatalı olmuştur. Davacı maddi tazminat istemli olarak kısmi davasını açarken fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tuttuğundan kural olarak fazlasını isteme hakkı mevcuttur. Ancak somut olayda bozmaya konu kararda hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacının zararı 11.219,00-TL olarak belirlenmiş ve davacıda istemini ıslah suretiyle artırarak bu miktar üzerinden maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Maddi ve manevi tazminatın kabulüne ilişkin kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine bozulmasına karar verilmiştir. 13u duruma göre kararı temyiz etmeyen davacı için artık bozma konusu karardaki miktarların
aşılması söz konusu olamaz. Davacının kısmi davasını açarken fazlasını talep hakkını saklı tutmuş olması bu durumu değiştirmez. Aksinin kabulü davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali ve temyiz ettiği için davalının cezalandırılması sonucuna götürür ki hukukça ve yasaca bu mümkün değildir. Hal böyle olunca bozma konusu kararda davacının maddi tazminata ilişkin isteminin hesaplanan kadar olduğu ve bu miktarın hüküm altına alındığı fazla hakkın bulunmadığı gibi davacının da gerek hesap biçimini ve gerekse hükmün tamamını amaçlar temyizinin bulunmadığı halde bozma sonrasında davacının maddi zararının talep edilenden fazla çıktığından bahisle maddi tazminattan fazlasının talep hakkının saklı tutularak davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
S0NUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. Bendinde yazılı bulunan davacının /maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına” sözcüklerinin silinmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davdalıya yükletilmesine gününde oybirliği ile karar yerildi.