YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9425
KARAR NO : 2013/17037
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/06/2004-30/06/2005 tarihleri arası geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı … Motorlu Araçlar İmal ve Satış AŞ.’de 15.06.2004 – 30.06.2005 tarihleri arasında geçen ve eksik bildirilen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırma ile bu sonuca varıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının talep ettiği dönemde davalı işyerince bildirilen çalışma ve düzenlenen işe giriş bildirgesi bulunmadığı, davalı şirkete ait dönem ve ücret bordrolarının dosya içerisine celbedilmediği, ancak mahkemece davalı şirketin bordrolarının gönderilmesine ilişkin yazıya Kurum tarafından, davacının 2008 yılında çalışması bulunan … Otomotiv İnş. Rek.Gıda. Tek. Ür. Turz. İth. Ltd. Şti.’nin 2005/1. – 2008/6. aylar arası dönem bordroları gönderilerek cevap verildiği, davalı tanıklarının davacının taşeron firmada çalıştığını beyan ettikleri, dosyada mevcut ve üzerinde “… … AŞ. … Şube Müdürlüğü Mesai Harici Giriş Çıkış Çizelgesi” yazan, 28.10.2004 – 31.01.2005 tarihleri arasındaki süreyi kapsayan belgelerde davacı ile davacı ve davalı tanıklarının da adlarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece davacının çalışmalarının tamamının davalı işyerinde geçtiğine karar verilmişse de davacının çalışmalarının geçtiği gerçek işyeri, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadan karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının çalıştığı işyerinin … Motorlu Araçlar İmal ve Satış AŞ. adına 506 sayılı Yasa kapsamına alınıp alınmadığını, alınmamış ise başka bir işveren adına Yasa kapsamına alınıp alınmadığını araştırmak, bu işyerinin … Motorlu Araçlar İmal ve Satış AŞ.’nin …’da açmış olduğu bir şube mi yoksa bayilik mi olduğunu tespit etmek, “… … AŞ. … Şube Müdürlüğü Mesai Harici Giriş Çıkış Çizelgesi” başlıklı belgelerde ismi bulunan kişileri tanık olarak dinleyerek davalı tanıklarının beyanlarında geçen “taşeron firma” ifadesini de açıklığa kavuşturduktan sonra gerçek işveren tespit edilerek gerçek işverene ait bordrolar getirtilip bordro tanıkları da dinlenilerek toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’ye iadesine, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi