Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/12898 E. 2014/15612 K. 30.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12898
KARAR NO : 2014/15612
KARAR TARİHİ : 30.06.2014

MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2014
NUMARASI : 2014/12-2014/206

Davacı, Almanya da ilk defa çalışmaya başladığı 03/02/1977 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Yerel mahkemece 13.05.2014 tarihli ek karar ile verilen temyiz isteminin süreden reddine dair hükmün temyizen incelenmesinin davalı Kurum vekili tarafından süresinde istenmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı verilen 29.04.2014 tarihli hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Bunun yanında tefhim olunan hüküm 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığı takdirde Yasada öngörülen ve tefhimden başlayan 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez.
Somut olayda 29.04.2014 tarihli kararın tefhimi “Davanın Kabulüne,” şeklindedir. Gerekçeli kararda ise, vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik kararlar davalı Kurum aleyhinedir. Bu son ve gerekçeli kararın 15.05.2014 tarihinde aykırılığı öğrenen davalı Kurum vekilinin , temyize başvurma süresinin tebliğ tarihinden başlayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı verilen kararın HMK 297. maddesinde belirtilen biçimde tüm unsurları ile tefhim olunmuş bir karar olmadığı açık olup, davalı Kurum vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden sonraki temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca da mahalli Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 13.05.2014 tarihli ek kararının bozulması ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 366. maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Asıl hükmün incelenmesi neticesinde de dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkemenin temyiz itirazının reddine dair 13.05.2014 tarihli ek kararının Bozularak kaldırılmasına, asıl hüküm bakımından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 30/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.