YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18922
KARAR NO : 2014/21903
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2011/713-2013/310
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/03/2005-12/12/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 15.3.2005-12.12.2006 tarihleri arasında davalılara ait işyerlerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalılar adına kayıtlı .. işyeri sicil numaralı işyerinde 16.3.2005-6.7.2006 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı olaraka çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı H.. A.. adına kayıtlı ..işyeri sicil numaralı işyerinin 28.12.2005 tarihinden itibaren kanun kapsamına alındığı, bu tarihten önce işyerinin faal olup olmadığı ve kim adına kayıtlı olduğu hususları araştırılmaksızın davalılar adına hüküm kurulduğu, davalı H.. A.. tarafından davacı adına düzenlenen 7.8.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve davalı H.. A.. ünvanlı işyerinden 7.8.2006-11.12.2006 tarihleri arasındaki çalışmasının bildirildiği, davalı işverenler arasındaki bağın araştırılmadığı, dinlenen tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde olmadığı ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, nizalı döneme ait dönem bordrosu bulunmadığından Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve bilgilerine başvurulan tanıkların hizmet cetvellerini Kurumdan istemek, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra, davalı işverenler arasındaki ilişki araştırılıp, davalılara ait ganyan bayinin nizalı dönemde faal olup olmadığını tespit etmek ve 28.12.2005 tarihinden önce işyerinin faal olduğunun anlaşılması durumunda, işletenin kim olduğu belirlenerek, çalışmanın varlığı kabul edildiğinde de, çalışmaların dönemlere göre belirlenen işverenler adına hasredilerek hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan H.. A.. ve A.. A..’ e iadesine
30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.