Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/7116 E. 2014/24013 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7116
KARAR NO : 2014/24013
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalışmaya başladığı tarihten itibaren olan çalışmalarının, 506 sayılı yasanın 2098 sayılı kanunla eklenen Ek 5/2 maddesinde açıklanan vede bunu değiştiren 3395 sayılı kanun’un 13. maddesinde bahsi geçen işlerden olduğundan, yaptığı işin itibari hizmet kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum ve … Ve Paz Aş Ve … Üretim Ve Paz . Tic. Aş. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işverenlikte geçen çalışmalarının itibari hizmet kapsamında sayılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı … A.Ş nde çalışmış olduğu sürelere ilişkin 5510 sayılı yasanın 40.maddesi uyarınca 3330 gün çalışma süresi içerisinde yararlandırılması gereken itibari hizmet gün sayısının 923 gün olduğu, toplam sigortalılık süresinin 4613 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddesine göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tespitine yönelik ilamlarda aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının yer alması gerekir.
Somut olayda, davacının itibari hizmet kapsamında sayılan sigortalı çalışma gün sayısı 1.1.1997-31.7.2007 tarihleri arasında “3690” gün olduğu halde “3330” gün olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1.) bendinde yer alan ” 3330″ rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “3690” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
17/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.