Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/16633 E. 2016/2080 K. 16.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16633
KARAR NO : 2016/2080
KARAR TARİHİ : 16.02.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16/02/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat… ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; asıl ve birleşen davalar ile, 2013 yılı 2,3,4,5 aylarına ait ödenmeyen pirim, işsizlik sigorta primi ile damga vergisi için davalı Kurum tarafından ödeme emri gönderilmiş ise de ödeme emrine konu alacağın dayanağını oluşturan müfettiş raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini bu nedenle borcun dayanağını bilmediklerinden bahisle ödemi emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece; 6183 sayılı yasanın 58. Maddesi gereğince kendisine ödeme emri tebliğ edilen şahıs borcu olmadığı borcu ödediği veya borcun zaman aşımına uğradığı iddiasıyla yetkili ve görevli iş mahkemesine 7 günlük süre içerisinde dava açabilecek olup ilgili kanun maddesinde itiraz sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup, takibin dayanağı raporlarına kendisine tebliğ edilmediği iddiası ile davalı kurumca yapılan takibin iptali istenilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki, 24.02.2006 tarihli iş müfettiş raporunda; dava dışı … ünvanlı …’e ait işyerine denetime gidildiğinde, bu işyerinin davacı… Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret AŞ bünyesinde ve aynı çatı altında faaliyet gösterdiği,… Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret AŞ’nin yapılan işlerin dikimini … Testil firmasına verdiği, her iki firmanın aynı binada faaliyet gösterdikleri, …in yaptığı işin… şirketine nazaran teknoloji gerektiren bir iş olmadığı, muvazaa nedeniyle … çalışanlarının… şirketi çalışanları olarak kabulünün gerektiğine dair değerlendirme yapılması üzerine aynı işyerinde … Denetmeni tarafından yapılan inceleme sonunda düzenlenen 02.09.2013 günlü raporda: … Testil, … Tekstil,… ve … Tekstil işyerleri ile… Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş işyeri arasında asıl alt işveren ilişkisinin bulunmadığı, belirtilen firma çalışanlarının iş kanunun 2. Maddesi gereğince muvazaa nedeniyle… Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş işçileri olarak kabulünün gerektiği ve bu nedenle de belirtilen firmaların prim borçlarının… Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş den tahsilinin gerektiği belirtilmiştir.
Davalı Kurumun … denetmeni raporu üzerine davacı şirkete ait olduğunu kabul ettiği işyerlerinden kaynaklanan prim ve diğer Kurum alacaklarının tahsili için ödeme emri düzenlediği anlaşılmaktadır. Gerek iş müfettiş raporunun ve gerekse … denetmen raporu üzerine bir kısım işyerlerinin unvanlarının davacı şirketin adı ile değiştirilmesine ilişkin kurum işleminin davacı şirkete bildirilmediği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin yorumu Hakim’e aittir. Bu duruma göre; davanın nitelikçe, bir kısım işyerlerinin unvanlarının değiştirilerek bu işyerlerine ait borçların davacı şirkete mal edilmesine yönelik kurum işleminin iptaline yönelik olduğu açıktır. Hal böyle olunca işin esasına girilerek deliller toplandıktan sonra bir karar verilmek gerekirken, davanın nitelendirilmesine hata yapılarak, ödeme emrinin iptaline yönelik bir dava olduğunun kabulü ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.350.00.TL. Duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.