Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11584 E. 2016/8165 K. 25.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11584
KARAR NO : 2016/8165
KARAR TARİHİ : 25.05.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili tarafından 1.Aile Mahkemesinde açılan davada davalı … lehine aylık 300 TL yoksulluk nafakası ile müşterek çocuklar …ve … lehine aylık 250 TL iştirak nafakası takdir edildiğini, müşterek çocuklardan…’in …ayına kadar müvekkili yanında kaldığını, bu nedenle nafaka borcunun bu tarihten itibaren geçerli olması gerektiğini, müvekkilinin 7.İcra Dairesinin 2014/8031 esas sayılı dosyasında nafaka borcu için 400 TL yatırdığını, Ekim ayı nafakalarını posta ile gönderdiğini, yine müvekkilinin davalı …’a verdiği Tüketim Kooperatifine ait kartla davalının 2.415 TL harcama yaptığını, yaptığı bu ödemeler mahsup edildiğinde müvekkilinin birikmiş nafaka borcu olmadığı halde davalının 8.İcra Müdürlüğünün 2014/11083 dosyasında 3.403 TL birikmiş nafaka için takip başlattığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya birikmiş nafaka borcunun bulunmadığını tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının boşanma davasından önce kooperatif kartını kendisine verdiğini, boşanma davasının yargılaması sırasında kooperatif kartının davalı kadına verildiği belirtildiği, mahkeme tarafından da bu husus dikkate alınarak nafaka takdir edildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; tarafların beyanları esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda taraflar arasında takip tarihi itibariyle davalının kendisi ve müşterek çocuk … için talep edilebileceği nafaka miktarının 3.362 TL olduğu, davalının takip tarihi itibariyle de ödediği miktarlar mahsup edildiğinde alacak miktarının 2.012 TL’ye düştüğü konusunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının eşine verdiği kart nedeniyle eşinin dava tarihi ile 27.09.2014 tarihi arasında … Tüketim Kooperatifi kartı ile davacı tarafından yapılan harcamaların nafakadan mahsubunun gerekip gerekmediği hususundan kaynaklandığı, mahkemece takdir edilen nafakanın eşin ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanması amacına yönelik olduğu davalının da kooperatif kartı ile yaptığı harcamaların …/…
bu amaca hizmet ettiği dikkate alındığında davalının eşine ait kartla yaptığı harcamaların nafakadan mahsubu gerektiği kanaatine varıldığından bu harcamalar mahsup edildiğinde de davacının takip tarihi itibariyle birikmiş nafaka borcu olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne davacının takip tarihi itibariyle birikmiş nafaka borcunun olmadığının tespitine, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya aittir. Davalı alacaklı, davacı borçludan, alacağının bulunduğunu ispat etmekle mükelleftir. Ancak, davacı borçlu aralarındaki hukuki ilişkiyi ve bundan kaynaklanan borcunun olduğunu kabul edip, bu borcun herhangi bir sebep ile son bulduğunu ileri sürüyor ise, ispat yükü davacı borçluya geçecektir.
Somut olayda; davacı tarafından, davalıya verdiği kooperatif kartı ile davalının bir kısım harcamalar yaptığı ve bu harcamaların nafaka alacağından mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de yapılan harcamaların, nafakaya mahsuben yapıldığına dair açıklama bulunmadan nafakaya mahsuben yapıldığı kabul edilemez.
Zira; davacı baba, TMK’nun 327/1.maddesi gereğince; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamak zorundadır. Ayrıca, yapılan bu ödemeler ahlaki bir görevin yerine getirilmesi niteliğindedir.
O halde, davacının rızaen verdiği kart ile davalının yaptığı harcamaların nafakaya mahsuben yapıldığına dair bir şerh de bulunmadığından, nafakaya mahsuben yapıldığı kabul edilemeyeceği gözetilerek, bu yönden talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.