YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7025
KARAR NO : 2019/6024
KARAR TARİHİ : 10.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, davalıya ait işyerinde 01/07/2005-25/06/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 01/07/2005-25/06/2008 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde “davanın reddine” karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ortaya konulmasında Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Gerçekten Dairemiz kararında “ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının çalışmasını bilebilecek nitelikte davalı işyerine komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarının alınması gerektiği” belirtilmiş ise de Mahkemece ihtilaf konusu dönemi olmayan tanık beyanları esas alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; Dairemiz bozma ilamı öncesi dinlenen tanıklara ait hizmet cetvelleri getirtilerek tanıkların ihtilaflı dönemin kayıtlı çalışanları olup olmadıklarını denetlemek, davalı eczane işyerinin yakınında hastane bulunduğu anlaşıldığından ve hayatın olağan akışı içerisinde hastaneye yakın komşu eczane vb. işyerlerinin de bulunması olasılığının yüksek olması karşısında zabıtadan yeniden ihtilaf konusu dönem (01/07/2005-25/06/2008 tarihleri arası) içerisinde davalıya ait eczane işyerine komşu eczane vb. işyerlerinin çalışanlarının araştırılmasını istemek, yine davalı eczane işyerine yakın olan hastane yönetimi marifetiyle davacının çalışmaları hakkında bilgi ve görgü sahibi ihtilaf konusu dönem (01/07/2005-25/06/2008 tarihleri arası) çalışanlarını, gerektiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu, vergi dairesi, meslek odası ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer kayıtlı işyerleri çalışanlarını tespit etmek ve tespit olunan şahısları tanık olarak yöntemince dinlemek, gerektiğinde soruşturmayı genişletmek, toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.