Yargıtay Kararı 22. Ceza Dairesi 2015/15890 E. 2016/11104 K. 27.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15890
KARAR NO : 2016/11104
KARAR TARİHİ : 27.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kolluk tarafından sanığın ibraz ettiği nüfus cüzdanına başka bir fotoğraf takıldığının farkedilmesi üzerine sanığın kimliğini açıkladığının anlaşılması karşısında, şartları oluşmadığı halde hakkında TCK’nin 269/2. maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında 268/1 gereğince belirlenen cezadan 269/1 maddesi gereğince yapılan indirim sonucunda 2 ay 12 gün yerine 2 ay 24 gün hapis cezasına hükmolunması ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının, adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından; bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık …’nın temyiz itirazı yerinde olmadığından reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . Ancak;
a-Katılana ait olup 13/07/2010 günü çalınan el çantasının içinde bulunan cüzdanın, olay tarihinden yaklaşık 7 ay sonra 24/02/2011 günü yapılan kontrolde sanığın üzerinden çıkması; sanığın da aşamalarda değişmeyen beyanında, suça konu çalıntı çantayı otogar karşısında atılmış olarak bulduğunu ve başka bir suçtan aranması olduğu için sadece kimlik belgesini kullandığını savunması karşısında; sanığın atılı hırsızlık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden ve eyleminin TCK’nin 165. maddesi kapsamındaki suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturup oluşturmadığı da tartışılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nin 58/6-7. maddelerinin uygulanmaması,
Kabule göre de,
c- Katılana ait olup yol kenarında park edilen aracın sağ kelebek camı kırılarak suçun işlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında eylemin 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden 142/1- e ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’un 326/son maddesi hükmünün gözetilmesine, 27/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.