YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4265
KARAR NO : 2011/7012
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş sözleşmesinin işyerinde amirine itaat etmemesi, kendisine verilen görevleri yapmayıp, işyerinde kavga çıkartması nedeniyle haklı olarak sonlandırıldığını, ifadesine başvurulan tanıkların davacının işyerinde kavga çıkardığını doğruladıklarını, davacının kendi ifadesinde arıza nedeniyle makinenin durması üzerine işinin başında olmadığını ve Hasan Yavuz’a falçata çektiğini kabul ettiğini, işverence gerçekleştirilen feshin haklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı işverenin, işyerinde 4,5 yıldan fazla kıdemi olan ve o tarihe kadar herhangi bir olumsuz davranışı bulunmayan davacının kavgaya sebebiyet vermemesi durumunu dikkate almaksızın feshe başvurmasının adil olmadığı, bu nedenle gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı kanaati ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını Iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacı 15.6.2005-5.1.2010 tarihleri arasında kurutma ustası olarak çalışmıştır. Davacı işçinin sözleşmesi, verilen talimatları yerine getirmemesi talimatlara karşı gelmesi ve işyerinde amiri ile kavga etmesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d ve TİS’in ilgili maddeleri gereğince feshedilmiştir. Davacının kavgaya karışmak dışında isnat edilen eylemleri davalı işverence yeterli delillerle kanıtlanmış değildir. Davacı ve davalı tanıklarının anlatımlarına göre vardiya amirinin davacıya karşı sert tavırlarda bulunduğu, olay günü davacıya karşı aynı tutumunu sürdüren e davacıyı yumruklayan vardiya amirinin bir süre sonra bu kez demir çubukla davacının üzerine yürüdüğü sırada davacının cebinden falçata çıkarıp gösterdiği ve karşılıklı küfürleştikleri anlaşılmaktadır. İlk hareketin vardiya amirinden gelmesi ve davacının saldırı amacının bulunmaması nedeni ile feshin haklı nedene dayandığı kabul edilemez. Ancak, davacının falçatayı tehdit aracı olarak kullanması geçerli neden olarak değerlendirilmelidir. Davacının davranışı haklı neden olmasa da fesih için geçerli neden teşkil etmektedir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan 1.100 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan 55.00 TL. yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 08.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.