Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26083 E. 2013/18754 K. 13.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26083
KARAR NO : 2013/18754
KARAR TARİHİ : 13.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili,müvekkilinin davalıya ait işyerinde Ekim 1994-24/05/2011 tarihleri arasında usta makine ve modelist olarak en son aylık net 1.760.006 ücret ile çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, dini bayramlar hariç diğer resmi bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacağı olduğunu, ayrıca mayıs 2011 ayına ilişkin 24 günlük maaş alacağının bulunduğunu, eksik ödenen ve hiç ödenmeyen ücretlerini davalı işverenden talep ettiğinde işverenin “çalışma şartlarını ve ücretini beğenmiyorsan şu belgeleri (ibraname ve feragatname) imzala da çıkışını verelim işsizlik maaşı da alırsın” dediğini, fazla çalışma ücretleri ile diğer hak ve alacakları tam olarak ödenmeyen ve aylık l.760,00 TL net maaş alan müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini , bu nedenlerle davacının iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, emekli olabilmek için sigortalılık süresi ve toplam prim sayısı olarak yaşın haricindeki diğer tüm şartlarıda tamamladığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi alacağı,ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacakların davalıdan faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı; davacının sigorta primlerinin eksiksiz ve alınan maaşa göre yatırıldığını, 06/10/2000 – 28/02/2001 (Davacının istifası), 24/02/2002-31/03/2005 (Davacının istifası), 24/08/2005 – 2S/05/2011 (İş Kanunu Madde 25). tarihleri arasında çalıştığını, 23, 24, 25/05/2011 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, iş akdinin işverence haklı sebeple feshedildiğini, kıdem tazminatına hak kazanılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, son ücretinin 645,45 TL olduğunu, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışılmadığını, vergi iadeleri ve asgari geçim indirimlerinin düzenli olarak ödendiğini, ücret alacağının ibraname vermediği ve dava açtığı için ödenmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 06/10/2000-24/05/2011 tarihleri arasında 8 yıl, 7 ay, 28 gün (3158 gün) hizmetinin bulunduğu, davacının tazminata esas günlük brüt ücretinin 79,15 TL olduğu, iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 24/II-e maddesince haklı sebeple feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, 2011 yılı Mayıs ayı ücret alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ve asgari geçim indirimi alacağı olduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323. maddesinin 2. fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacının, davalıya ait işyerinde makinacı olarak 06/10/2000-28.02.2001, 24.09.2002-31.03.2005, 24.08.2005-24/05/2011 tarihleri arasında 8 yıl, 7 ay, 28 gün ( 3158 gün) çalıştığı, davacının, makine ustası ve modelist olarak 1.780 TL ücretle, davalının, 645.45 TL ücretle çalıştığını ileri sürdükleri, taraf tanıklarının tarafları doğruladıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ve ücret bordrolarında ücretin 1.012.71 TL olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkar Odasınca, 17 yıllık modelistin brüt 2.372.64 TL, makinecinin brüt 1.505.80 TL ücret aldığının bildirildiği, mahkemece, emsal ücrete göre modelistin alacağı brüt 2.372.64 TL ücretle çalışıldığının kabul edildiği anlaşılmış olup, yapılan işin niteliği ve davacının kıdemi dikkate alındığında asgari ücret ile çalışılmadığının kabulü doğru ise de, emsal ücret araştırmasında 17 yıllık modelistin ücretinin sorulduğu, davacının 8 yıllık çalışan olduğu,ayrıca dosya içeriğinden ve davalı tanıklarının beyanlarından makineci olarak çalıştığı ortadadır. Hal böyle olunca, 8 yıl, 7 ay, 28 gün süreyle makineci olarak çalışan emsal işçinin alacağı ücret sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA,sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 13.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.