Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/28392 E. 2012/28532 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/28392
KARAR NO : 2012/28532
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılından itibaren davalılardan … firmasında çalıştığını, son kayıtının davalı … firmasında olduğunu, müvekkilinin … sözleşmesinin ihale süresinin dolması sebebiyle feshedildiğini, davalı … firmasının … çapında birçok firmada hizmet verdiğini ihalenin bitmiş olmasının işçinin işsiz kalmasını gerektirecek bir sebep olmadığını, bu nedenlerle feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … … Tem. Hiz. Tic. San. A. Ş. vekili, işyerinde otuzdan az işçi çalıştığını, davanın süresinde açılmadığını, … sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, davacının işe giriş tarihinin 01…..2010 tarihi olduğunu, müvekkili firma ile diğer davalı ile aralarındaki sözleşmenin sona ermesi sebebiyle çalışanlara ihale alan firmaya geçebileceklerini bildirdiklerini, davacı ve birkaç işçinin tazminatlarını almak istediklerini bildirdiklerini, bunun üzerine usulüne uygun fesih bildirimi ile tazminatları ödenerek … akdinin feshedildiğini, davacının 01…..2010 tarihinden projenin sona erdiği 31.01.2012 tarihine kadar … projesinde görev yaptığını, İzmit bölgesinde davacının çalıştığı proje dışında … Otosan, … ve … Profil projeleri olduğunu, davacının istihdamının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, müvekkili şirketin davacının işvereni olmadığını, müvekkili şirketin asıl işi niteliğinde olmayan temizlik bakım ve benzeri türde bir takım işleri ./..
diğer davalı şirketten tedarik ettiklerini, asıl işveren alt işveren ilişkinin bulunmadığını savuunarak husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre de davalı … şirketinin İzmit’te başka şirketlerde hizmet verdiği ve davacıya şirketin hizmet verdiği diğer işyerlerinde çalışmalarının teklif edilmediği, davacının … sözleşmesine son verilirken davacıya konumuna uygun bir başka pozisyonda … teklifi yapılıp yapılmadığının ispat edilemediği, davalı … şirketini ihale sözleşmesinin bitmesi sebebi ile davacının … sözleşmesini fesih etmesinin geçerli bir fesih sebebi olmadığını, öncelikle davacıya diğer hizmet verdiği işyerlerinde çalışma olanağının tanınması gerektiğini, feshin son çare olması ilkesine aykırı davranıldığını, bu sebeplerle feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında … sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı … Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli … sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının davalı işyerinde işçi olarak çalıştığı, … sözleşmesinin çalıştığı projedeki ihale süresinin sona ermesi ve değerlendirilebileceği benzer nitelikte başka bir işin bulunmadığı gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında ki uyuşmazlık feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı ve feshin son çare olma ilkesinin uygulanıp uygulanmadığı noktasındadır. Feshin son çare olması ilkesi kapsamında fesih tarihinde davacının davalı işverenin başka bir işyerinde değerlendirilmesi olanağının bulunup bulunmadığının somut olarak saptanması bakımından işletme ekonomisi ve organizasyonu dalında uzman bir bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi hatalıdır. Bu bakımdan eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-Kabule görede tefhim edilen kısa kararda davacının işe iade edilmemesi halinde işe başlatmama tazminatının davacının dört aylık ücreti tutarında belirlenmesine rağmen sonradan yazılan gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sözkonusu işe başlatmama tazminatının beş ay olarak tespitine ilişkin hüküm kurulmuş ve böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuştur.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖK