YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/29954
KARAR NO : 2013/20357
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.10.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş yerinde mağaza müdürü olarak çalışan davacının haksız olarak işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının işyerinden kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiği kabul edilerek ihbar tazminatı isteğinin reddine diğer alacakların bilirkişi raporuna göre kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/1-2 maddesinde kanunda sayılan haller dışında yargılama giderinin, aleyhine hüküm verilen tarafa yükleneceği, kısmen haklı çıkılması durumunda da haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda zamanaşımına uğradığı için reddedilen miktar içinde davalı yararına avukatlık ücreti verilmemiş ise de bu durum davalı vekilince temyiz konusu olarak ileri sürülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak açıkça temyiz getirilen, reddedilen ihbar tazminatı sebebiyle davalı yararına avukatlık ücreti hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Ancak belirtilen bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının hüküm fıkrasına ek olarak “Davacının ihbar tazminatının reddi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzletilmiş şekli ile ONANMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.