Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/30290 E. 2013/3179 K. 15.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/30290
KARAR NO : 2013/3179
KARAR TARİHİ : 15.02.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
İş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin başka bir işçinin kızına sarkıntılık ettiğine yönelik şikayet gelmesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.” Bu maddeye dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde; değişiklik ve fesih bildirimlerinin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik şartdır.
İşverenin vereceği talimatlarla, Anayasa ve kanunların emredici hükümleri ile toplu ve bireysel iş sözleşmeleri hükümlerine aykırı olmamak üzere, işin yürütümü ve işçilerin işyerindeki davranışlarını düzenleyebilme hakkına yönetim hakkı denir. İş şartlarında değişiklik, işverenin yönetim hakkı ile doğrudan ilgilidir. İş şartlarındaki değişiklikler geçerli sebebe dayandığı takdirde, ayrıca iş şartlarında esaslı değişiklik yoksa veya işçi aleyhine bir durum oluşmuyor ise, işverenin yönetim hakkının sınırlandırılması gerekmez. İşveren, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, yönetim yetkisi kapsamındaki bu hakkını kullanırken, keyfi davranmamalı, işyeri değişikliği ile ilgili işletmesel kararı alırken dürüst olmalıdır.
İşverenin yönetim hakkı kapsamında kalan ve geçerli sebebe dayanan değişiklikler çalışma şartlarının esaslı değişiklik olarak nitelendirilemez. Geçerli sebep işçinin verimi ile davranışlarından ya da işyeri gereklerinden kaynaklanabilir.
İşyerinde iş şartlarında değişikliği gerektirmeyen çalıştırılma imkânı, değiştirilmiş iş şartları altında çalıştırılabileceği başka bir çalışma yerine nakilden önce uygulanması gereken tedbirdir. İşçinin iş şartlarının değiştirilmesi gerekmeden çalıştırılabileceği birden fazla çalışma yeri varsa, işveren bunlar arasından birini seçme hakkına sahiptir. İşverenin talimat verme hakkı kapsamında alternatif tedbirler arasında iş şartlarında ve sözleşme değişikliğine sebep olmayacak şekilde bir tedbir imkanı var ise ve bu kapsamda bir çalışma yerinde çalıştırabilecekse değişiklik feshine başvurulmaması gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalı işyerinde atölye şefi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin 10.11.2011 tarihinde “21/10/2011 tarihli icra kurulu kararı ile yeni göreviniz ramp postabaşı olarak belirlenmiş ve ilgili görev değişikliği kararı 26/10/2011 tarihinde tarafınıza yazılı olarak tebliğ edilmiştir. Yeni göreviniz olan ramp postabaşılığını kabul etmediğiniz tarafınızdan yazılı olarak beyan edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu 22. maddesine istinaden, kanuni haklarınız tarafınıza ödenerek iş akdiniz 10/11/2011 tarihi itibariyle feshedilmiştir” denilerek feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacıya 25.10.2011 tarihli yazı ile 21.10.2011 tarihli icra kurulu kararı ile 01.11.2011 tarihinden itibaren ramp postabaşı olarak çalışmasına karar verildiği, tebliğden itibaren altı iş günü içinde olumlu ya da olumsuz görüş bildirmesi gerektiği bildirilmiştir. Davacı bu yazıyı 26.10.2011 tarihinde tebellüğ etmiş 31.10.2011 tarihli dilekçesi ile çalışma şartlarındaki esaslı değişiklik niteliğindeki görevlendirmeyi kabul etmediğini, 01.11.2011 tarihi itibariyle eski görevi olan atölye şefliğine devam edeceğini işverene bildirmiştir. Fesih bildiriminde fesih nedeni açıkça belirtilmiş olduğundan, mahkemece fesih nedeninin belirtilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Mahkemece söz konusu görev değişikliğinin 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi gereğince çalışma şartlarında esaslı bir değişikliğe sebep olup olmadığı, görev değişikliğinin geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı araştırılmamıştır. Bunların tespiti için uzman bir bilirkişiden rapor aldırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.