Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/15268 E. 2013/16138 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15268
KARAR NO : 2013/16138
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin müvekkili işverence haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin feshinin geçerli ve haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde mağaza sorumlusu ünvanıyla çalışan davacı işçinin iş sözleşmesi, davacının sevk ve idaresindeki mağazaya giren kişi sayısını ölçmeye yarayan cihazın, kasıtlı olarak devre dışı bırakılması sebebi gösterilerek, işverence haklı neden iddiasıyla feshedilmiştir. Dinlenen davalı tanıklarından Ender; işverene ait mağazalarda bulunan anılan cihazların kasıtlı olarak devre dışı bırakıldığı şüphesiyle mağazalarda denetim yapıldığını, davacının çalıştığı işyerine davacı ile birlikte sayacın bulunduğu depoya girdiklerini, sayaç fişinin çekili olduğunu tespit ettiklerini, davacının fişi çıkartıldığını denetim sırasında sözlü olarak itiraf ettiğini beyan etmiştir.
Karara esas alınan bilirkişi heyeti raporunda davalı şirketin bazı işyerlerinde kasada fişlerin prizden çekilmesine yönelik müdahale olduğuna dair görüntü olduğu ancak davacının görev yaptığı işyerinden bu yönde kamera kaydı olmadığı, kamera kaydı görüntüsünün olmaması merkezde tutulan kayıtlara istenildiği gibi müdahaleye açık olduğu, kayıtların tutarlılığın bozulmasındaki nedenin açığa çıkarılabilmesinin mümkün olmadığına dair tespitlerde bulunulmuş, rapora davalı tarafından merkezde tutulan kayıtlara sadece sistem yöneticisi yetkisi ve şifresi olan kişiler tarafından müdahale edilebileceği, merkezde tutulan kayıtlara istenildiği gibi müdahale imkanının bulunmadığı yönlerinden itiraz edilmiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı işyerinde bizzat tespitte bulunan davalı tanığının beyanı ve davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle; davalının bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar üzerinde durularak itirazları karşılayacak şekilde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, davalı tanığının beyanı ve davacı ile aynı sebeple iş sözleşmesi feshedilen işçilerin açmış oldukları dava dosyaları da dikkate alınmalı, dosya kapsamındaki tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı hususunda bir sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.