YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16258
KARAR NO : 2013/17075
KARAR TARİHİ : 11.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla davacının işe iadesine, sekiz ay işe başlatmama tazminatı ve dört ay boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyeri düzen ve disiplinine uymadığını, sık sık rapor aldığını, görevini yapmadığını bu nedenle yapılan feshin haklı olduğunu davanın reddi gerekeceğini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporun göre fesih geçersiz kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden 20.07.2010 tarihinden beri işyerinde forklift operatörü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi 22.11.2011 tarihli fesih bildirimi ile görevini yaparken düzene ve disipline uymadığı, sık sık rapor alarak işi aksattığı, yapmakla görevli olduğu işler hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği bu konuda daha önce savunma verdiği ve haklı bir gerekçesi bulunmadığından bahsedielrek 4857 sayılı Kanun’un 25.II.h maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır
Somut olayda davacı hakkındaki tutulan 07.06.2011 ve 13.06.2011 tarihli tutanaklarda raftan ürün alırken bir kısım ürünlerin rafa takılması nedeniyle zayi olduklarının belirlendiği, dosyada sağlık raporu ve izin belgelerinin bulunmadığı, ancak bilirkişi tarafından yapılan incelemede bordrolarda 2011 yılı Mayıs ayında 12 gün, Ağustos ayında 3 gün, Kasım ayında 2 gün, Aralık ayında 3 gün ücretsiz izinli göründüğü, gereksiz yere izin kullanması nedeniyle 13.06.2011 tarihinde savunmasının alınarak uyarı cezasının verildiği, aynı yönde devam eden davranışı nedeniyle 19.10.2011 tarihinde alınan savunmasında; davacının eşinin ve kendisinin rahatsızlıkları nedeniyle izin kullandığını, personel arasında yarım yapıldığını ve sık savunma istenmesi nedeniyle çalışma isteğinin bozulduğunu işten çıkarılması durumunda bundan memnun olacağını bildirdiği anlaşıldığından, tüm olayların birlikte değerlendirilmesi durumunda haklı neden ağırlığında olmasa da davacının davranışları nedeniyle meydana getirdiği olumsuzluklar nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi için “geçerli nedenin” varlığının kabulü gerekirken yazılı şekilde işe iadesine karar verilmesi bozma nedenidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 210,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 11.07.2013 tarihinde karar verildi.