YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15661
KARAR NO : 2013/16068
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Talep, birkısım işçilik alacakları ile ilgili açılan davada, mahkemece verilen kararın, davalı tarafından temyiz edildiği aşamada, ilam gereği yapılan icra takibine konu alacağın, taraflar arasında imzalanan protokol gereği ödemesi nedeni ile bozmadan sonra, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kurulan hükmün temyizi ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre davacı birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınması amacı ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu, 22/04/2010 tarihinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11/12/2012 tarihli kararı ile, davacının aylık ücretinin tespiti ve birkısım alacaklar yönünden ıslaha karşı zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi için karar bozulmuştur. Bozma ilamı sonrası yapılan ilk duruşmada davacı vekili, 01/06/2010 tarihli protokol gereği dava konusu alacağın ödendiğini belirterek davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bu talep gibi hüküm kurulmuş ise de anılan protokol, dava konusu uyuşmazlığı sona erdirmek amacı ile yapılmış bir sulh anlaşması niteliğinde değildir. Bu husus protokolün davalının temyiz hakları saklı olduğuna dair altıncı maddesindeki düzenlemesinden açıkça anlaşılmaktadır. Taraflar arasında dava konusu hakkında sulh anlaşması gerçekleşmediğine göre, mahkemece icraya konulan ilamda yazılı miktarın taksitlendirilmesini öngören protokolün dava konusu üzerinde etkili olan sulh sözleşmesi gibi nitelendirilerek karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece, yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava konusu ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01/07/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.