Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21744 E. 2013/20488 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21744
KARAR NO : 2013/20488
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, fazla çalışma,
Ulusal bayram genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini
istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin Silvan İlçesi Kaymakamlığının talimatıyla dava dışı Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma vakfında çalışmaya başladığını, her iki kurum tarafından da sigorta yaptırılmadığını, asgari ücret düzeyinde ücret ödenmesi gerekliliğine rağmen sosyal yardım adı altında ücret ödendiğini, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, aylık ücret farkı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince, davacının Silvan Kaymakamlığı tarafından da çalıştırıldığı ileri sürüldüğünden ve Kaymakamlığın tüzel kişiliği bulunmadığından temsilde hata nedeniyle husumetin İçişleri Bakanlığına yöneltilerek, davacının delilleri toplanıp, değerlendirmeye tabi tutulması ve bir sonuca varılması gerekliliğiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasına karar veren mahkemece, dava dilekçesi İç İşleri Bakanlığı’na tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış, yapılan yargılama sonunda davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça, davacının Silvan İlçesi Kaymakamlığının talimatıyla dava dışı Silvan Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma vakfında çalışmaya başladığı, kaymakamlık hizmetlerinde de çalıştırıldığı iddia edilmektedir. Yargıtay bozma ilamında, davacının Silvan Kaymakamlığı tarafından da çalıştırıldığı ileri sürüldüğünden taraf teşkili sağlandıktan sonra davacının delillerinin toplanılması ve değerlendirme yapılması gerekliliği belirtilmiştir. Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkemece, dava dilekçesi İç İşleri Bakanlığı’na tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış ve delillerin sunulması üzere süre verilmiş ise davacı tarafın bildirdiği deliller eksiksiz şekilde toplanılmadan ve dava aydınlatılmadan yine aynı şekilde davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemece, deliller eksiksiz toplanılmayarak dava aydınlatılmadığından dosya içeriğinde bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, Uyap sisteminden yapılan tetkikte, davacının İç İşleri Bakanlığı ve Silvan Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı aleyhine açtığı hizmet tespiti davası neticesinde verilen kararın temyizen incelendiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2012 tarih 2011/1452 esas 2012/321 karar sayılı bozma ilamında aynen, ” Dosya kapsamından davacının SYDV’dan parasal yardım aldığı, karşılığında davalı kamu kurumunda ve SYDV’da çalıştığı, yaptığı çalışmaların iş görme ve bağımlılık unsurlarını içerdiği, zira davacının bu kamu kurumunda iş gördüğü ve bunu sözkonusu kamu kurumundan aldığı talimatlar doğrultusunda (bağımlılık ilişkisi içerisinde) gerçekleştirdiği, SYDV’nın da yapmış olduğu “yardım” karşılığında davacıyı adı geçen kamu kurumlarında çalışmaya sevk ettiği görülmektedir.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacı vekili davaya konu işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava dışı Silvan Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfına karşı da dava açıldığını, davanın Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/56 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu beyanla, davanın iş bu dava dosyasıyla birleştirilmesini talep etmiştir. Birleştirilmesi talep edilen dava dosyasıyla ilgili, bilgi ve belge yine dosya arasında bulunmamaktadır. Mahkemece ise dosyalar arasında bağlantı bulunup bulunmadığının ve birleştirmenin yarar sağlayıp sağlamayacağının tartışılması yerine, diğer dosyanın davalısının vakıf olduğu, alacak kalemlerine göre zamanaşımı sürelerinin bulunması dolayısıyla dava açılış tarihlerinin önem arzetttiği ve birleştirilmesi istenen dava dosyasının hizmet tespiti dosyasının kesinleşmesi sonucunu beklemesi ve sair şeklinde açıklanan isabetli olmayan gerekçelerle, talebin reddedilmiş olması hatalıdır.
Anılan nedenlerle, öncelikle gösterilen deliller eksiksiz şekilde toplanılmalı, ez cümle davacının bildireceği tanıkları dinlenilmeli, davalı kurumdan ve dava dışı Vakıftan davacının iddiaya konu çalışmalarına ilişkin kayıtlar istenilmeli, hizmet tespit davasına ilişkin dosya celp edilerek içeriği titizlikle incelenmelidir. Davacı vekilinin birleştirme talep ettiği dosya da celp edilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca eldeki davayla bağlantılı olup olmadığı ve birleştirilmesi halinde yargılamanın yürütülmesine yarar sağlayıp sağlamayacağı tartışılmalıdır. Neticeten tüm dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak davacı, davalı İç İşleri Bakanlığı ve dava dışı Vakıf arasındaki ilişki de aydınlatılarak bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, davanın husumetten reddi halinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. ve 12/2 maddeleri uyarınca, reddedilen dava değeri 70,00 TL olmakla davalı lehine 70,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1.320,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.