Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17784 E. 2017/22688 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17784
KARAR NO : 2017/22688
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili ; müvekkilinin davalı bakanlığına bağlı … 100.Yıl Yetiştirme Yurt Müdürlüğü bünyeside hizmet sözleşmesine bağlı olarak çeşitli alt taşeronlarda 09/09/2013 tarihine kadar çalıştığını, müvekkillinin hizmet sözleşmesinin alt işveren tarafından 4857 S.Y 25.md dayanak gösterilerek haksız ve mesnetsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili ; tazminat taleplerinin iş akdini feshettiği belirtilen diğer davalı şirketten talep edilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, 09/09/2013 tarihinde iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ceza dosyasında davacının beraat etmesinin iş akdinin haksız olarak feshedildiği anlamına gelmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı … Medikal Ltd.Şti vekili, ;şirketleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, kendilerinin ihale suretiyle 01/01/2013 tarihinde … 100.Yıl Yetiştirme Yurt Müdürlüğünün temizlik,kalorifer yakma hizmetlerini aldıklarını, ihale tarihinden önceki alacaklardan dolayı bir sorumluluklarının bulunmadığını, İş Kanununun 25/2.maddesi gereğince davacının haklı olarak işten çıkarıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece işverence yapılan fesih işleminin 4875 sayılı İş kanunun 25/2 maddesi kapsamında haklı olduğu, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı ,yıllık izinlerini kullandığı ,dosya kapsamından haftalık 45 saat çalışmasının bulunduğu, hafta tatil alacağı ve Ulusal Bayram ve Genel tatil ücret alacaklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hafta tatili ve genel tatillerde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen tatil çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Hafta tatili ve genel tatil çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, tatil çalışmalarının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de hafta tatili ve genel tatil çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında Hafta tatili ve genel tatil çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin tatil çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, tatil çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, dosya içerisinde davacının çalışmalarını gösteren imzalı puantaj kayıtları bulunmasına rağmen hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin tanık anlatımlarına göre hesaplanması hatalıdır. Diğer taraftan ; davalı işverence dosyaya sunulan bordroların bir kısmında hafta tatili ve genel tatil tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Anılan sebeple, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinde, farklı bir bilirkişiden puantaj kayıtlarının ayrıntılı dökümü yapılmak suretiyle denetime elverişli olacak şekilde rapor alınarak değerlendirilmeli , tahakkuk bulunan imzalı bordrolara ait ayların hesaplamadan tamamen dışlanması, tahakkuk bulunan imzasız bordrolardaki mesai tahakkuklarının ise ödendiği anlaşıldığı takdirde ödenen miktarların genel tatil ve hafta tatili ücretinden mahsubu sureti ile hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının yıllık ücretli izin alacağı taraflar arasında diğer uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kullandığı izin sürelerinin ne şekilde belirlendiği, davacının hangi tarihlerde ne kadar izin kullandığı, izin formlarının nasıl değerlendirildiği denetlenememektedir. Belirtilen sebeple, mahkemece farklı bir bilirkişiden bahsi geçen yönlere ilişkin denetime elverişli olacak şekilde rapor alınarak sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.