YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22717
KARAR NO : 2017/27835
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TESPİT
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette iş mevzuatına tabi kapsam dışı personel olarak Teknik Hizmetler Sınıfında Mühendis unvanı ile görev yapmakta iken, 406 sayılı Kanun’un Ek 29 maddesi ve 4046 sayılı Kanun 22. maddesinin 4. ve 5. fıkralarına göre 27.09.2010 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildiğini ve 21.01.2011 tarihinde Türk Telekom İl Müdürlüğü’nden ayrılarak atandığı Konya Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü’nde göreve başladığını, davacının nakil sırasında düzenlenen maaş nakil ilmuhaberine yapılması gereken ek ödemelerin ilave edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL ek ödeme ve denge tazminatının davalıdan tahsiline, Maaş Nakil İlmuhaberinin Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildiği tarih itibariyle yeniden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, tespite ilişkin istemin kabulüne, davacının maaş nakil ilmuhaberinde bildirilmesi gereken aylık net ücretinin 3.952,33 TL olduğunun ve maaş nakil ilhumaberinin bu şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğinin tespitine, davacının alacak talebine ilişkin davasının ise ayrılarak yeni esasa kaydına karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Davaların Yığılması” başlığını taşıyan 110. maddesine göre; “Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.” Kanun’un 167. maddesinde ise, davaların ayrılması ile ilgili düzenleme yer almak olup, buna göre; “Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder.”
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, hem kendisine eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek denge tazminatı ve ek ödemenin davalıdan tahsilini, hem de yeni atandığı kuruma nakil sırasında düzenlenen maaş nakil ilmuhaberinin bu eksik ödemeler dahil edilmek suretiyle yeniden düzenlenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir. Böylece davacının eda davasındaki talebinin, aynı zamanda tespit talebini içerdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece dava, eda davası ve tespit davası olarak tefrik edilmiş, tespit davasının kabulüne, alacak davasının ise ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Ne var ki, davacının eda davasındaki talebi, tespit talebini de içermekte olup; aynı davalıya karşı açılmış mevcut bir eda davası varken bu eda davasını tefrik ederek tespit hükmü verilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Ayrıca Kanunda öngörüldüğü gibi yargılamanın dahi iyi bir şekilde yürütülmesi söz konusu olmayıp, aksine davacının talepleri itibariyle davaların birlikte görülmesi gerekirken, hatalı şekilde tefrik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebi itibariyle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.