YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24129
KARAR NO : 2017/28572
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 25.11.2010 tarihinden 21.03.2013 tarihine kadar asistan olarak kesintisiz çalıştığını, asılsız iddia ve gerekçelerle tek taraflı olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshinin usulsüz olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile bir kısım alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili iş yerinde çağrı merkezi müşteri temsilcisi olan davacının yöneticisi ile tartıştığını, iyi niyet kurallarına aykırı söz söylediğini, iş sözleşmesinin İş Kanunu 25/II. gereği sonlandırıldığını, prim ve ikramiye alacağının bulunmadığını, yemek ücretinin her ay başında ödendiğini, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedenle feshedilip feshedilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı işyerinde 25.11.2010-21.03.2013 tarihleri arasında çağrı merkezi müşteri temsilcisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 21.03.2013 tarihli fesih bildirimi ile, “19.03.2013 tarihinde görev yaptığınız sırada yöneticinizle tartıştığınız, tartışma sırasında diğer çalışanların huzurunda yöneticinize ve bankaya hitaben ahlak ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı bir biçimde ağır küfürler içeren hakarette bulunduğunuz, çalışma ortamını ve iş huzurunu bozduğunuz tespit edilmiş bulunmaktadır. Gerçekleştirdiğiniz ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarınız nedeniyle iş sözleşmenizin 21.03.2013 tarihinden geçerli olmak üzere İş Kanunu’nun 25/II. maddesi uyarınca tazminatsız olarak sona erdirildiğini bildiririz.” şeklindeki fesih bildirimiyle sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, taraf tanıkları dinlenilmiş ve feshe konu olayın aydınlatılması açısından olay anındaki görüntü kaydının çözümü yaptırılmış, ve sonuç olarak fesih sebebinin ispat edilemediğinin değerlendirilmesi ile kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, davacı tanıklarından … olayını görmediğini ifade etse de beyanının duyuma dayalı olduğu anlaşılmış, diğer davacı tanığı … ise olay anında orada bulunmadığını ifade etmiştir. Bilirkişi marifetiyle incelenen DVD kayıtlarında sadece görüntü kaydı olduğu ancak ses kaydının bulunmadığı, fakat olayla ilgili değerlendirme yapıldığında anlatılan olaya benzer görüntü kayıtlarının olduğu görüşüne yer verilmiştir.
Çözümü yaptırılan görüntü kayıtlarının aslında davalı tanık beyanlarıyla desteklendiği ve özellikle feshe konu olaya ilişkin tutanağı tutan davalı tanıklarından … (…)’in “Davacı benim ekibimde çalışan asistan idi. Davacı çağrı merkezinde çalışmak istemediğini her defasında dile getiriyor, başka bir şubeye geçmek amacıyla sürekli olarak talepte bulunuyor ancak geri dönüş alamıyordu, olay günü bu sebeple benimle konuştuğunda bu talebine olumlu cevap alamadığı için bana karşı sinkaflı sözler söyleyerek “tazminatımı ödeyeceksiniz, dedi.” şeklindeki beyanı ile bir diğer tutanak tanığı olan davalı tanığı … … ” Davacıyı aynı işyerinde çalışmam sebebiyle tanırım. Davacının yetkili çalışan ile tartıştığını ve davacının yetkiliye küfür ettiğini duydum.” şeklindeki beyanı karşısında kamera kayıtlarının, görgüye dayalı beyanda bulunan davalı tanıklarınca da doğrulandığının anlaşılmasına göre, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı sebeple feshedildiğinin anlaşılması karşısında kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olmuştur.
2- Davacının bir diğer talebi, ödenmediği iddia olunan yemek parasına ilişkindir. Mahkemece talebe ilişkin olarak, tanık anlatımlarına göre hesaplama yapılarak yemek ücreti alacağı kabul edilmiştir. Ancak davalı tarafça dosyaya sunulan kişisel yemek fişi listesindeki davacının isminin yazılı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle yemek fişi koçanlarının değerlendirmeye tabi tutulmaması hatalı olmuştur. Buna göre, bu koçanlara ilişkin davalı işyeri işleyişi araştırılarak yeniden bir değerlendirme yapılması gerekir.
3- Son olarak prim ve ikramiye ödemelerine ilişkin olarak, davalı Banka tarafından bu ödemelere ne şekilde hak kazanıldığı ve ödemenin ne şekilde yapıldığı, davacının bu ödemelere hak kazanıp kazanmadığı bankacı bilirkişi tarafından belirlendikten sonra bu talepler hakkında yeniden hüküm kurulması gerekir. Mahkemece, eksik araştırmayla hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.