YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33425
KARAR NO : 2017/28456
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı, asıl işverene ait işyerinde değişen alt işverenler bünyesinde araçlı posta dağıtıcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, işyerinde haftada altı gün 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, bakiye ücret alacağı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …. vekili, davacı ile …. arasında iş sözleşmesi bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca hizmet alım sözleşmelerine göre haftalık çalışma süresinin 45 saatten fazla olamayacağını, bu sebeple davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı … Tic. Ltd Şti’nin Temyizi Yönünden;
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434. maddesi gereğince işlem yapılması ve yedi günlük kesin süre verilmesi gerekir. Sekiz günlük süre içinde temyiz edilmeyen temyiz defterine kaydı yapılmayan veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan kararlar kesinleşmiş olur.
6100 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 1. fıkrasına göre, süre gün olarak belirlenmiş ise tebliğ edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter.
Gerekçeli karar 04.09.2015 tarihinde davalı şirket vekiline tebliğ edildiği halde, temyiz süresinin son günü olan 12.09.2015 tarihinden sonra, 17.09.2015 tarihinde davalı şirket vekilinin harcını yatırarak kararı temyiz ettiği, temyiz talebinin sekiz günlük temyiz süresi geçirildikten sonra yapıldığı anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. maddesi gereğince, süre aşımı sebebiyle davalı şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
Davalı ….’nin Temyizi Yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ….’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
Fazla çalışma alacağı bulunduğunu iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma alacağının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmalarının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre bu çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında, fazla çalışma alacağı ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Somut olayda fazla çalışma alacağı konusunda, kendileri de işverene karşı dava açmış olan tanıkların anlatımı ile sonuca gidilmiştir. Fazla çalışma alacağı için sadece işverene dava açan tanıklarla ispat yoluna gidildiğinde bu durumdaki tanıkların beyanını destekleyen başkaca somut deliller veya işin mahiyetinin gerektirdiği durumlar ve yahutta herkesçe bilinecek maddi olguların bulunup bulunmadığının dikkate alınması gerekir. Açıklanan bu durum karşısında işverenle husumetli durumda bulunan tanıklar dışında bir delil bulunmadığından, somut olarak fazla çalışma alacağı ispat edilemediğinden, davanın reddi yerine Mahkemece kabulüne kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.