YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24244
KARAR NO : 2017/14069
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, fark izin ücreti, ikramiye ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde özel güvenlik görevlisi olarak alt işveren nezdinde çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ücret ve ikramiye alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirket personeli olmadığını, ihale usulü ile alt işverenlere verilen ihaleler sonucu hizmet alındığını, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tazminat ve alacak istemlerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece “davacının iş akdinin iddia olunan fesih tarihinde davalı şirketin alt işvereni olduğu anlaşılan … … ve Güvenlik Hizm. Ltd. Şti.’ne devrolduğu ve iş akdinin sona ermediği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 2014/17017 E. 2015/29937 K. Ve 26/10/2015 tarihli ilamı ile (sair yönler incelenmeden) kararın gerekçesiz olması ve davacının beyan ettiği yeni fesih tarihine ilişkin bir değerlendirme yapılmaması nedenleri ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu açıklanıp “Tüm dosya kapsamından davacının dava dilekçesinde fesih tarihi olarak 01/01/2010 tarihi yazılmış ise de daha sonra düzeltme dilekçesi ile 01/01/2011 tarihi olarak düzeltildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ücret ve ikramiye alacaklarını talep etmiş ise de bu alacaklarını ispatlayamadığı gibi davacının iş akdinin iddia olunan fesih tarihinde davalı şirketin alt işvereni olduğu anlaşılan … … ve Güvenlik Hizm. Ltd. Şti.’ne devrolduğu ve iş akdinin sona ermediği de anlaşılmakla, davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği” şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararı da davacı taraf temyiz etmiştir.
Karar Dairemizin 2016/16879 E. 2016/12624 K. ve 30/05/2016 tarihli ilamı ile ” Dairemizce yapılan bozma ilamında kararın gerekçesiz olması yanında davacının düzeltme dilekçesi ile beyan ettiği 01/01/2011 tarihindeki fesih işlemine yönelik bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Hizmet döküm cetveline göre bu tarihden sonra bir çalışma olmadığı görülmekle bu tarihdeki fesih olgusuna yönelik olarak Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı ve bu hali ile uyulduğu açıklanan bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmış olup kararın bu nedenle yeniden bozulması gerekmiştir” gerekçesi ile karar sair temyiz itirazları incelenmeden yeniden bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulup bilirkişiden rapor alınarak davacının davalı nezdinde 01/01/2007-01/01/2011 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağına hak kazandığı diğer taleplerin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Yukarıda açıklandığı üzere Mahkemece verilen iki karar da davacı tarafın temyizi üzerine Dairemiz kararları ile bozulmuştur.
Dairemezin 2016/16879 E. 2016/12624 K. ve 30/05/2016 tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı taraf talep miktarlarını arttırmak suretiyle davasını ıslah etmiş ve Mahkemece bu ıslaha değer verilerek sonuca gidilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı tarafın bozmadan sonra yaptığı ıslah işlemine değer verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı İBKnın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise ıslaha karşı davalı tarafça öne sürülen zamanaşımı def’inin değerlendirilmemesi hatalıdır.
2- Davalı taraf davaya cevabında, davacının özlük dosyalarının alt işverenlerden temin edilmesini istemiş olup Mahkemece davacının hizmet süresindeki tüm alt işverenlerden özlük dosyasının sunulması istenerek belgeler ibraz edildiği takdirde değerlendirilerek davacı alacakları belirlenmelidir. Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, esasa ilişkin sair itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.