Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/10116 E. 2017/18369 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10116
KARAR NO : 2017/18369
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1993-27/09/2013 tarihleri arasında çeşitli alt işverenlere bağlı olarak kesintisiz bir şekilde endeks okuma görevlisi olarak yaklaşık 20 yıl çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin haksız bir şekilde tazminatlarını ödememek amacı ile feshedildiğini ileri sürerek kıdem – ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil , yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davacının müvekkil kurumda değil müvekkil kurumun hizmet alım sözleşmesi yaptığı …Ltd. Şti., …A.Ş, ve Sistemli A….de çalıştığını, davacının babası adına kayıtlı ancak kendisi tarafından fiilen kullanılan sayacın düzgün çalışmasına engel olduğu, sayaca fiziki olarak müdahalede bulunduğu tespit edildiğini, bu nedenle iş akdinin…28. Noterliğinden çekilen 01/10/2013 tarih ve 16854 yevmiye nolu ihtarname ile 4857 sayılı İş Kanunun 25/II-e maddesi uyarınca 27/09/2013 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, davacının davasını iş akdini fesheden işverene yöneltmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekillleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; davacı, davalı işyerinde günde 12 saat çalıştığını iddia etmiştir. Davalı ise, davacının fazla çalışma yapmadığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıklarının beyanlarına göre, davacının ayda 2 hafta 6 gün 08.00-20.00 arası 1,5 saat ara dinlenme ile haftalık 18 saat, kalan 2 hafta da 7 gün 08.00-20.00 arası 1,5 saat ara dinlenme ile haftalık 28,5 saat fazla çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Ancak aynı işyerindeki çalışmaları için dava açan işçilerden Mesut Soydan, Halil Arıcıoğlu ve …’nın 7.Hukuk Dairesinin 2015/20600 Esas- 2016/493 Karar, 2015/14250 Esas- 2016/3599 Karar, 2015/25013 Esas- 2016/1044 Karar, sayılı ilamları ile temyiz incelemesinden geçen emsal dosyalarında ayda 1 pazar çalıştıklarının kabulü ile fazla çalışma ücreti hesabı yapıldığı tespit edilmiştir. Aynı işyerinde aynı işi yapan işçiler arasında farklı mesai uygulamasını haklı kılacak bir sebebin de olmadığı görülmekle davacının da ayda 3 hafta 6 gün çalışarak haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığının, 1 hafta ise 7 gün çalışarak haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla mesai ücreti hesaplanması gerekirken, ayda 2 hafta 7 gün çalıştığına dair tespit hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.