YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2556
KARAR NO : 2017/2028
KARAR TARİHİ : 13.02.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … … Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri Tic. Ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hümüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ödenmeyen aylık ücretlerinin miktarı konusundadır.
Bilindiği üzere; 6100 Sayılı HMK’da (keza 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Kazanılmış haklar hukuk devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bozma ilamı doğrultusunda brüt olarak belirlenen ücretten tediye makbuzları ile ödenen ücretin brüt miktarının mahsubu isabetlidir. Ancak bu şekilde belirlenen brüt ücrete, bozma gerekçesi de yapılmamış olmasına rağmen asgari geçim indirimi ilave edilmiş olması, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı ve hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer sorun yeminin usulüne uygun eda ettirilip ettirilmediği konusundadır.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davalının bir kısım belgeler sunarak araştırmaya yönelik taleplerde bulunduğu, yapılacak araştırmadan sonra davalı tarafa, davacıya yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen, gerekçesinde belirtildiği şekilde araştırma yapılmadan ve yeminin son çare olarak kullanılan bir ispat aracı olduğu dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.