Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40067 E. 2017/21347 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40067
KARAR NO : 2017/21347
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalı işyerinde geçici işçi olarak çalışırken 04/04/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5620 Sayılı Yasa ile daimi işçi statüsü hakkını kazandığını, ancak davalı Kurumun geçiş işlemlerini yapmaması üzerine idari yargıda dava açtığını ve yargılama devam ederken 03/05/2010 tarihinde daimi işçi statüsüne geçirildiğini, bu süre içinde kendisine ödenmeyen ücret ve TİS’den doğan alacaklar ile kadrosunu geç almasından kaynaklı yaşadığı üzüntü nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının davasının kısmen kabulü ile kanunun ilk yürürlük tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ücret alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiş olup, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2014/10041 Esas, 2014/14829 Karar sayılı ilamı ile davacının manevi tazminata ilişkin talebinin değerlendirilerek, talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, ilk kararda bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleştiği gerekçesiyle, yalnızca manevi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine,Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2015/26366 Esas, 2016/1748 Karar sayılı ilamı ile bozma üzerine önceki hükmün ortadan kalkarak hukuki geçerliliğini yitirdiği, bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamayacağı, ayrıca davalının eyleminin davacının şeref ve saygınlığına, onuruna müdahale niteliğinde olmadığı , manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulünün isabetsiz olduğu gerekçeleriyle, yeniden bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulma kararı verilmiş, ancak önceki kararda olduğu şekilde yalnızca manevi tazminat talebinin reddine dair hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Somut olayda, Mahkeme tarafından bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına karşın, ilam gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2015/26366 Esas, 2016/1748 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Yargıtay’ca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukuki geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı HMK.’nun 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde işlem yapılarak davacının tüm talepleri yönünden hüküm kurulması gerekirken, yalnızca manevi tazminat talebi yönünden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bir kez daha aynı gerekçeyle bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.