YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42896
KARAR NO : 2017/23365
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi sözleşmeli statüsünde memur unvanıyla görev yapmakta iken, kurumun özelleştirilmesi kapsamında 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun Ek 29. maddesine ve atıfta bulunduğu 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 22. maddesi kapsamında kamu kurumuna atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen ve kamu kurumuna atanan davacının, TİP sözleşmeye göre Kamu Personeline gelen zamların uygulanması gerekirken, artış ve ödemelerin maaşına uygulanmaması sebebiyle hak kaybına uğradığı ve nakil il muhaberindeki ücretin de eksik ödenmiş olduğunu, dava konusu artışların dikkate alınması suretiyle maaş nakil ilmuhaberenin yeniden düzenlenerek; düzenleme tarihi itibari ile davacının ücretinin mahkemece yeniden tespitine, davalı nezdinde çalıştığı dönemde eksik ödenen ek ödeme ve denge tazminatlarının ve buna bağlı olarak değişen maaş tutarına uygulanan ikramiye tutarları farkının tespitini ve en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirketin eylem ve işlemlerinden kaynaklı hak kaybına uğramadığının belgelerle sabit olduğunu, davacının kendi isteği ile kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasının yapıldığını ve halen 657 sayılı Kanun’a tabi olarak çalıştığını, maaş nakil ilmühaberinin mevzuata uygun olarak tanzim edildiğini, benzer taleplerle iş ve idare mahkemelerinde açılan davaların görev ve esas yönünden reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Uyuşmazlık Mahkemesinin uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile iş mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda, davacının 5473 Sayılı Kanun, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 3. maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, Ek II sayılı cetvelde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmeli personele yapılan artışlardan yararlanması, maaş nakil ilmuhaberinin buna göre düzenlenmesi ve 2006/1, 2006/3 ve 2007/1 nolu tebliğde yer alan ek ödemelerden de yararlanması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 02.06.2016 tarihli bozma ilamı ile davacı ile ilgili tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlar getirtilerek, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3. maddesinde öngörülen ek ödeme kapsamındaki unvan, kadro ve pozisyonunda çalışıp çalışmadığı ve bu bağlamda ek ödemeden yararlanacak personel statüsünde olup olmadığı belirlenerek; kapsam dışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde ise 406 sayılı Kanun’un Ek. 29 ve sözleşmenin 7. maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı tespit edilerek, bunlara bağlı olarak hak kazanmasına rağmen ödenmeyen bir alacağının bulunup bulunmadığı ve memurlara yapılmış olan ve davacının yararlanması gereken artışlara göre nakil ilmuhaberinin eksik düzenlenip düzenlenmediği konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma ilamında yer alan hususlarla ilgili olarak dava dosyasına yeni bir bilgi, belge girmediğinden dosya kapsamına göre daha önce yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplama tutarlarını değiştirecek yeni bir husus saptanmadığı belirtilerek bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen veriler esas alınmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğinde bozma gereklerinin yerine getirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bozma ilamında yapılması gereken işlemler izah edilmiştir. Bu doğrultuda Mahkemece, davacı ile ilgili tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlar getirtilmeli, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3. maddesinde öngörülen ek ödeme kapsamındaki unvan, kadro ve pozisyonunda çalışıp çalışmadığı ve bu bağlamda ek ödemeden yararlanacak personel statüsünde olup olmadığı belirlenmeli; kapsam dışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde ise 406 sayılı Kanun’un Ek. 29 ve sözleşmenin 7. maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı tespit edilerek, bunlara bağlı olarak hak kazanmasına rağmen ödenmeyen bir alacağının bulunup bulunmadığı ve memurlara yapılmış olan ve davacının yararlanması gereken artışlara göre nakil ilmuhaberinin eksik düzenlenip düzenlenmediği konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler kapsamında, Mahkemece bozma gereğinin yerine getirilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.