YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5683
KARAR NO : 2017/8821
KARAR TARİHİ : 17.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının … Belediyesinin temizlik ve fen işlerinde sürekli çalıştığını, Belediyenin yerel yönetim hizmetlerini yerine getirebilmek amacıyla “hizmet alım sözleşmeleri” ile istihdam sağladığını, davacının sürekli olarak davalının emir ve talimatlarına bağlı olarak çalıştığını, mesaisinin haftanın 7 günü 08.00-17.00 saatleri arasında, haftada ortalama iki gün 21.00’a kadar, genel ve resmi tatillerde ve hafta tatilinde çalıştığını, bu alacaklarının ödenmediğini, asgari geçim indiriminin ödenmediğini, yıllık izinlerinin tamamını kullanmadığını öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile asgari geçim indirimi, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …, davacının Belediye ile bazı hizmetlerin yerine getirilmesi için sözleşme imzalayan şirket elemanı olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı işçinin başlangıçtan itibaren davalı işçisi olduğu, hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu ve ödenmesi gereken işçilik alacakları bulunduğu gerekçesiyle asgari geçim indirimi alacağı talebinin reddine, diğer taleplerin ise kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her ne kadar Mahkemece dava dışı alt işverenler nezdinde çalışan davacının iş ilişkisinin kurulduğu andan itibaren davalı … işçisi sayılması gerektiği belirtilmiş ise de, davacının açıkça muvazaa iddiasında bulunmadığı ve davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ispata yarar dosya içeriğinde bilgi ve belge bulunmadığı dikkate alındığında davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin hukuka uygun olarak kurulduğu ve davalı Belediyenin asıl işveren olarak talep edilen alacak kalemlerinden sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında davacıya kıdem tazminatı alacağından mahsubu gereken 2.674,74 TL tutarında ödeme yapılıp yapılmadığı uyuşmazlık konusudur. Mahkemece iki farklı bilirkişiden rapor aldırıldığı ve hükme esas alınmayan bilirkişi raporunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müfettişliği tarafından davacıya yapılan bildirimde davacıya dava dışı…Grup Şti. tarafından 2.674,74 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığının bildirildiği bunun mahsubu gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekilinin rapora itiraz ettiği ancak 2.674,74TL kıdem tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığına yönelik bir beyanda bulunmadığı görülmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu miktar mahsup edilmeden kıdem tazminatı hesaplanmıştır. Mahkeme gerekçesinde de bu miktarda bir ödeme yapılıp yapılmadığına yönelik bir değerlendirme bulunmamaktadır. Mahkemece dosya içerisinde bulunan iki bilirkişi raporu arasında bu konudaki çelişki giderilmeden ve kıdem tazminatı alacağından mahsubu gereken 2.674,74 TL’nin kıdem tazminatı ödemesi olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.