Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8524 E. 2017/24048 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8524
KARAR NO : 2017/24048
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı şirket vekili, davalının 03/09/2008-16/12/2011 tarihleri arasında tıbbi mümessil olarak çalıştığını, işyerinde çalışanların motivasyonunu arttırmak için “avans prim ödemesi” uygulamasının bulunduğunu, prim prosedüründe de belirtildiği üzere performans ölçümünün senelik olduğunu ve kişinin o sene için hak ettiği nihai prim miktarı sene sonunda bütün sene prosedürünün göz önüne alınması ile belirlendiğini, ara dönemlerde ise dönemlik performansa göre avans prim ödemesi yapıldığını, her üç aylık dönem sonunda prim hesaplaması yapıldığını, hesaplanan döneme denk gelen baz primi geçmemek üzere kişiye ödeme yapıldığını, özetle sene başında bir çalışana bir sene içerisinde hedefi tutturması halinde yıl sonunda ödenecek primin dönem başlarında peşin olarak ödendiğini, çalışanın yıl sonunda yapmış olduğu çalışmalar ile kendisine verilen hedefi tutturması halinde peşin olarak ödenen avansın sıfırlandığını, tutturamaması halinde ise prim ödemeye hak kazanamaması nedeniyle kendisine borç kaydedildiğini, hedefi tutturamadan işten ayrılması halinde kendisine ödenen alacaktan mahsup edildiğini,davalının çalışması halinde borcun yeni döneme devredeceğini ancak davacının 16/12/2011 tarihinde işten ayrılması nedeniyle mahsup uygulamasının yapılamadığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, avans prim ödemesi yapılmasının hayatın olağan akışına ters düştüğünü, vaat edilen primlerin eksik ödendiğini, prim adı altında eksik ödenen ve yıl içerisinde belli bir tutara denk gelen bu gizli ücretin eksik ödenmesi nedeniyle borcunun bulunmadığını, eksik alacaklarına ilişkin talepte bulunulmaması için iş bu davanın açıldığını, davacı yanca yıl sonu performans değerlendirmesi sonucu çıkan rakamların kasım ayı sonu itibariyle belirlendiğini, şirket uygulamasının yeni döneminin Ocak ayı değil kapanan yılın Aralık ayı olduğunu, Aralık-Şubat ayları arasının ilk çeyreği ifade ettiğini, bu itibarla iş sözleşmesinin son bulduğu dönemde kesinti yapılamadığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını,16/12/2011 tarihi itibariyle kesintinin yapılabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak,yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı şirket temyiz etmiştir.Taraflar arasında davacı şirketin davalı işçiye fazladan ödediği prim alacağı bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Somut olayda; davalı işyerinde tıbbi mümessil olarak çalışmış olan davalı işçinin, ücretin yanında performansa bağlı olarak satış primi aldığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket prim sistemine göre dört aylık dönemlerde prim ödemesi yapıldığını,1,2 ve 3. dönem ödemelerinin avans prim niteliğinde olduğunu, yıl sonunda hesaplanan primden varsa o ana kadar yapılmış prim ödemelerinin toplamdan çıkartılması ve borçlarının düşülmesi ile senelik prim ödemesinin yapıldığını beyan etmiştir. Davalı işçinin tanıkları da her üç aylık dönemde primler ödendiğini,sene sonu kota tutmadığında bu primlerin geri alınması uygulaması bulunduğu yönünde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece davacı işyerendeki prim sistemine ilişkin araştırma yapılmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalıdır. Hal böyle olunca Mahkemece,uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacı işyerindeki prim sistemine göre davalı işçinin prime hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa hangi oranda prim alacağına hak kazandığı,davacı şirket tarafından ödenen miktarlarda dikkate alınarak davalıya ödenen fazla primin bulunup bulunmadığı belirlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm verilmesi gerekli iken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olanan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcınn istek halinde ilgiliye iadesine, 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.