Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/27357 E. 2016/14333 K. 16.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27357
KARAR NO : 2016/14333
KARAR TARİHİ : 16.06.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
1)Sanık …’ın yumrukla, ….’ın ise sopa ile müştekiyi yaraladıkları ardından sanık …’ın ….’a ”silahı getir vuralım” demesi üzerine ….ın bagajdan çıkardığı tüfeği müştekiye doğrulttuğu tanık …’ın ise tüfeği namlusundan tutarak yukarı kaldırması üzerine ateş edemediği olayda;mağdur ve tanık anlatımlarına göre eylemlerin bir bütün halinde tek yaralama suçunu oluşturduğu eylemin silahtan sayılan tüfekle yaralama suçuna devam edilmek istendiği halde tanık müdahalesi ile ateş edilemediği gözetilerek sanık hakkında tek yaralama suçundan TCK’nin 86/2-3-e maddeleri uygulanmak suretiyle TCK 3, 61 maddeleri gözetilerek asgari hadden ayrılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden hem tamamlanmış yaralama hem de teşebbüs aşamasında kalmış yaralama suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması,
2)Sanık …’ın katılanın kendilerine ait evdeki eşyaları izin almadan sattığını sanık … ise katılanın alacağını istediğinde katılanın kendisine hakaret ettiğini savunması karşısında olayın başlangıcına dair görgüsü olan tarafsız tanık bulnmadığından aksi ispat edilemeyen savunmalara göre sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden  5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA,16/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.