Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/28957 E. 2016/7948 K. 29.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28957
KARAR NO : 2016/7948
KARAR TARİHİ : 29.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıkların, mağdur …’e yönelik kasten yaralama eylemleri sebebiyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıkların, mağdur …’a yönelik kasten yaralama eylemleri sebebiyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Mağdur …’ın yaralanmasına dair …Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 27/04/2011 tarihli adli rapor içeriğinde “sağ kol fleksiyon hareketinde kısıtlılık olduğu ve sağ 7. kosta kırık tespit edildiği, kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derecede olduğu” belirtildikten sonra, “şahıs olaydan sonra sağ kolunda sinir yaralanmasından dolayı … Hastanesine gittiğini, sinir yaralanması teşhisinin de burada konulduğunu belirttiğinden, tüm tıbbi belgeler ve grafiler ile sinir yaralanmasının olay tarihli olup olmayacağının doktorundan sorularak cevaplandırılmasının gerektiği kanaati” bildirildiği halde, bu konuda istenilen eksiklikler tamamlanmaksızın karar verildiği anlaşıldığından, tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip mağdurun yaralanmasının niteliği konusunda kesin raporu alındıktan sonra, sanıkların hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Mağdur …’ın, sanıkların ablaları …’yi bir gün önce dövdüğünün iddia edilmesi sebebiyle, …’nin tanık sıfatıyla dinlenilerek, anılan
iddia hakkında Cumhuriyet savcılığı’nca soruşturma yapılıp yapılmadığının da araştırılmak suretiyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.