Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/10011 E. 2018/4904 K. 20.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10011
KARAR NO : 2018/4904
KARAR TARİHİ : 20.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılanın eşi olan tanık … …, soruşturma ve kovuşturma aşamasında katılanın ayak serçe parmağındaki kırığın evde kapıya çarpması sonucunda olduğunu ve sanığın katılana bir kez taş attığını, atılan bu taşında katılanın koluna isabet ettiğini beyan ettiği, yine sanığın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında katılana bir kez taş attığını beyan ettiği, katılanın ise mahkemede sanığın bir taş attığını ve atılan taşın koluna isabet ettiğini beyan ettiği, ancak soruşturma aşamasındaki ifadesinin okunması üzerine, bu kez ifadesini değiştirdiği ve sanığın kendisine iki taş attığını, attığı ikinci taşın ayak küçük parmağına denk geldiğini ve kırılmasına neden olduğu söyleyerek çelişkiye neden olduğu gözetilmeden ve bu husus karar yerinde tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Mahkemenin gerekçeli kararında da kabul ettiği üzere, sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan taş ile işlediğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
Kabule göre de;
3) Sanığın adli sicil kaydındaki yer alan tek ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olmasına karşın mahkemece, “Sanığın daha önce kasıtlı suçlardan hükümlülüğünün bulunması kişilik özellikleri dikkate alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmamış olması nedeniyle” şeklinde yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK.’nin 50 ve 51. C.M.K.’nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.