YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/19903
KARAR NO : 2017/16417
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
Kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık suçlarından sanık …un 6136 sayılı Kanun’un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis (iki kere) ve 416,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair Samsun (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/10/2009 tarihli ve 2009/438 esas, 2009/1799 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde, 6136 sayılı Kanun’un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis (iki kere) ve 400,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, bahse konu cezaların 5237 sayılı Kanun’un 50/1-f. maddesi gereğince ayrı ayrı kamuya yararlı işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesine ilişkin Samsun (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/03/2012 tarihli ve 2011/479 esas, 2012/207 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 09.11.2017 tarih ve 2017/6234 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.11.2017 tarih ve 2017/63817 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Samsun (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/03/2012 tarihli ve 2011/479 esas, 2012/207 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, seçenek yaptırıma uymadığından bahisle sanık hakkında hükmedilen hapis ve adli para cezalarının aynen infazına dair Samsun 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli ve 2016/463 esas, 2017/298 sayılı kararının, Samsun (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/03/2012 tarihli kararı kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde infaz kabiliyetinin bulunmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 50/1-f maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında hükmedilen cezaların kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına çevrilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 6136 sayılı yasanın 15/1. maddesi gereğince yasak bıçak taşımak suçundan ceza tayini yoluna gidilmiş ise de, suçta kullanılan bıçağın ekmek bıçağı olduğu, ele geçirilememesi nedeniyle 6136 sayılı yasanın 4. maddesi kapsamında yasak niteliği haiz olup olmadığının belirlenemediği, bu haliyle sanığın eyleminin 6136 sayılı yasanın 15/son maddesine uyduğu anlaşılmakla, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde sanığa fazla ceza tayin edilmesi hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 12.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.