Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/32 E. 2017/16418 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/32
KARAR NO : 2017/16418
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
1) Katılan sanık …’nın katılan sıfatıyla sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’nın 19/06/2015 havale tarihli süre tutum dilekçesi içeriğine göre temyiz isteminin sanık sıfatı ile sınırlı olduğu, yasal süresinden sonra 07/08/2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile katılan sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında müşteki …’yı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Müşteki sanık …’nın aşamalardaki beyanlarını doğrulayan tanıklar …, … ve …’ın beyanları ile 03/03/2014 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğine göre, müşteki sanık …’ın park halindeki aracını çıkarmak isterken sanık … ve temyiz dışı diğer sanıkların içinde bulunduğu araç ile yoldan geçtikleri, sanık …’ın “o. çocukları, yürüsenize” şeklinde küfür etmesi ve el kol hareketleri yapması üzerine aralarında yaşanan münakaşa sonrasında müşteki sanık … ve arkadaşlarının araçlarına binerek oradan uzaklaştıkları, kısa bir süre sonra tekrar olay yerine araçları ile kalabalık bir grup halinde geldiklerinde hızlı bir şekilde müşteki sanık …’ın üzerine doğru aracı sürdükleri, müşteki sanık …’ın çöp tenekesini alarak arabanın üzerine doğru fırlattığı ve araca zarar verdiği, müşteki sanık … ve temyiz dışı sanıkların araçlarından indikleri, müşteki sanık …’ın ikinci çöp kovasını alarak müşteki sanık …’ye doğru fırlatarak yüzünde sabit oluşacak nitelikte yaraladığı, müşteki sanık …’nin de bıçakla müşteki sanık …’ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 12/12/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.