YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/21053
KARAR NO : 2018/15749
KARAR TARİHİ : 22.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, katılan sanıklar ve katılan vekili
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar …. ve … hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar hakkında katılan …’na yönelik silahla basit kasten yaralama ve sanık …’ün katılan …’a yönelik silahla basit kasten yaralama ve sanık …’ün görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karşılıklı kavga şeklinde yaşanan kavgada, oluşa, katılanlar … ve …’da meydana gelen yaralanmaların niteliğine ve meydana gelen zararın ağırlığına göre, mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerde alt sınırdan uzaklaşılmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından tebliğnamenin bir numaralı bozma düşüncesine,
Mahkemece TCK’nin 51. ve 62. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin değerlendirme yeterli, usul ve yasaya uygun bulunduğundan tebliğnamenin iki numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar
sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı ONANMASINA,
3) Sanıklar hakkında Hasan Kaltakçıoğlu’na yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karşılıklı kavga şeklinde yaşanan kavgada, oluşa, katılanlar Hasan Kaltakçıoğlu’nda meydana gelen yaralanmaların niteliğine ve meydana gelen zararın ağırlığına göre, mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerde alt sınırdan uzaklaşılmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından tebliğnamenin bir numaralı bozma düşüncesine,
Mahkemece TCK’nin 51. ve 62. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin değerlendirme yeterli, usul ve yasaya uygun bulunduğundan tebliğnamenin iki numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanıklar hakkında, katılan …’a yönelik kasten yaralama eyleminden hüküm kurulurken, TCK’nin 86/3.e maddesine göre yapılan arttırım sırasında hata yapılarak “1 yıl 15 ay hapis cezası” yerine “1 yıl 6 ay hapis cezasına” hükmedilmek sureti ile eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükümlerin TCK’nin 86/3.e maddesindeki “1 yıl 6 ay” ifadesinin çıkarılıp “1 yıl 15 ay” ifadelerinin eklenmesi, TCK’nin 29. maddesinden “1 yıl 1 ay 15 gün” ifadelerinin çıkarılıp “1 yıl 8 ay 7 gün” ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanıklar … hakkında, … ve …’a yönelik silahla basit kasten yaralama, sanık … hakkında …’a
yönelik kasten yaralamaya teşebbüs, sanık …’ün kamu görevlisine alenen hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karşılıklı kavga şeklinde yaşanan kavgada, oluşa, katılanlar …, … ve …’da meydana gelen yaralanmaların niteliğine ve meydana gelen zararın ağırlığına göre, mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerde alt sınırdan uzaklaşılmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından tebliğnamenin bir numaralı bozma düşüncesine,
Mahkemece TCK’nin 51. ve 62. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin değerlendirme yeterli, usul ve yasaya uygun olduğundan tebliğnamenin iki numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanık … ile … ve … arasında domates satış fiyatı nedeniyle çıkan ilk tartışmada, sanığın katılanları elleriyle yaraladığının, katılanların beyanlarından anlaşıldığı gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde TCK’nin 86/3.e maddesine göre arttırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
b) Sanık …’ün ilk tartışma sonrası, yanında oğlu Birol ile, ellerinde sopalar olduğu halde geldikleri ve katılan …’ın yaralandığı olayda, sanık …’un eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de oluşa göre sanık …’un fikir ve eylem birliği içerisinde İsmail ile birlikte katılan …’ı yaraladıkları, sanık hakkında, TCK’nin 86/2, 86/3.e maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık …, görevli polis memuru mağdur …’ye yönelik “sen karışma lan, burada babama bıçak çekmişler lan, sende beni engellemeye çalışıyorsun.” şeklindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e) Kabule göre; sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken kanun maddesinin yanlış gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte
bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 22.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.