Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/1260 E. 2018/15747 K. 22.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1260
KARAR NO : 2018/15747
KARAR TARİHİ : 22.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanığın, katılanın eşi …. ile gönül ilişkisi olduğu, olay tarihinde sanığın, … ile arasının kötü olduğu, … in sanığın yanından ayrılarak hastane bahçesinde yaşamaya başladığı, olay günü sanığın… ile konuşmak için hastane bahçesine gittiğinde, katılan ile karşılaşmaları sonrası çıkan tartışmada, katılanın sol falanksta ve sağ toraks ön duvarında kesici delici alet yaralanması olacak şekilde iki yerinden yaralandığı, Adli Tıp Şubesi tarafından düzenlenen raporda, yaralanmaların batına nafiz olduğu ve sağda pnömotoraksa neden olduğunun bildirildiği, taraflar arasında eskiye dayalı husumetin bulunduğu, yaraların yeri ve yaralanmaların her ikisinin de hayati tehlike oluşturma ihtimali gözetildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı, oluşmuş ise eylemi nitelendirmenin ve delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğunun gözetilmemesi,
2) Kabule göre, katılanın yaralanmasına ilişkin adli raporda birden fazla yaralanmanın olduğu gözetildiğinde, meydana gelen yaralanmalardan hangisi veya hangilerinin hayati tehlike oluşturduğunun açıklanmamış olması karşısında, katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile varsa film ve grafilerinin temini ile Adli Tıp Kurumundan, katılandaki her bir yaralanmanın niteliği ve ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadıkları hususunda ayrıntılı rapor alınarak, sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme aykırı BOZULMASINA, 22.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.