Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/2200 E. 2017/16582 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2200
KARAR NO : 2017/16582
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanmasına dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdurdaki (orta- 2 derece) kemik kırığı nedeniyle,hüküm fıkrasında TCK’nin 87/3 maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım yapıldığı belirtildiği halde (1/6) oran üzerinden ceza hesaplaması yapılması, kırığın hayat fonksiyonlarını etkileme derecesi dikkate alındığında orantılı olduğundan, hükmün TCK’nin 87/3 maddesinin uygulandığı paragrafında artırım oranının (1/6) yerine (1/2) olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1)Sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kesinleşen karar, denetim süresi içinde işlenen yeni suça ilişkin verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine ihbarda bulunulması ile duruşma yapılarak, sanığın savunması alınıp açıklanmış ve yeniden hüküm kurulmuş ise de temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerektiği dikkate alınmadan, yazılı şekilde önceki hükme atıf yapılarak hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2)Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçların, TCK’nin 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit ve TCK’nin 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçlarının aynı zamanda birlikte işlenmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereği uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253.maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, her iki suç yönünden, mahkemesince uzlaştırma yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan suçlar yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.