Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/3997 E. 2018/11233 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3997
KARAR NO : 2018/11233
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip sanığa 07.11.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 20.11.2014 havale tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar … ve …’un temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) 13.06.2018 günü UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden, sanık …’ın hükümden sonra 18.12.2017 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, bu durumun mahkemesince araştırılarak TCK’nin 64/1. maddesi gereğince, kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi lüzumu,
Sanık … hakkındaki hükümlere ilişkin olarak;
b) Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçedeki denetim işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, suçun ögeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların açıkça gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
c) Müştekilere yönelik eylemlerinden ötürü iddianamede talep edilmediği halde, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
d) 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde “kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddelere göre belirlenen ceza, kırık vaya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.” şeklinde düzenlendiği, adli raporunda müşteki …’de oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarını (2). derecede etkiler biçimde olduğunun belirtmesine karşın, mahkemenin sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca hükmedilen cezanın müştekideki kırık nedeniyle TCK’nin 3. maddesinde belirtilen işlenen fiilin niteliği ile orantılı olarak artırılması gerekirken (1/3) oranında artırılması ve aynı şekilde müşteki Mehmet’te oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarını (1). derecede etkiler biçimde olduğunun belirtmesine karşın, sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca hükmedilen cezanın kırık nedeniyle TCK’nin 3. maddesinde belirtilen işlenen fiilin niteliği ile orantılı olarak artırılması gerekirken (1/4) oranında artırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
e) Suç tarihinde müteveffa sanık …’in sanık …’in akrabası …’a ait evin önüne yağmur yağdığı zaman kendi evlerine gelen hayvan pisliğini engellemek amacıyla pulluk ile kanal açması nedeniyle çıkan tartışmanın aileler arasında karşılıklı kavgaya dönüştüğü olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanması gerekliliğinin gözardı edilmesi,
f) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.