Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/21368 E. 2020/14766 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21368
KARAR NO : 2020/14766
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki …’ın yargılama sırasında sanıktan şikayetçi olduğu ancak; kamu davasına katılmak isteyip istemediğinin sorulmadığı ve bu hususta herhangi bir karar verilmediği, müşteki veklinin süresinde temyiz dilekçesi verip hükmü temyiz ederek katılma iradesini gösterdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan müşetkiyi katılan, vekilini ise katılanlar vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen “3 yıl 9 ay” hapis cezasından, TCK’nin 29. maddeleri uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak, “2 yıl 9 ay 22 gün” hapis cezası yerine “2 yıl 10 ay 22 gün” hapis cezasına hükmedilmesi, sonuç ceza 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca “2 yıl 6 ay” hapis cezasına indirildiği ve bu nedenle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hüküm kısmında sanık hakkında kazanılmış hak ilkesinin uygulanması sırasında, uygulama maddesi olan ”1412 sayılı CMUK’un 326/son” maddesinin gösterilmemesi, mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın kanunda belirtilen türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, en son zamanaşımını kesen işlem olan sanığın savunmasının alındığı 20.04.2011 tarihinden, inceleme tarihine kadar TCK’nin 66. ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenden, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.