Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9562 E. 2020/13480 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9562
KARAR NO : 2020/13480
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Hüküm tarihinde Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/ Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3 maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. Maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
3) Gerekçeli karar başlığında …’nin sıfatının mağdur yerine katılan olarak gösterilmesi,
4) Dosya içerisinde bulunan, sanık hakkında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından 23.11.2001 tarihinde verilen raporda ”…’nun 22.08.2000 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı ceza ehliyeti olmayıp hakkında TCK’nun 46. maddesinin tatbiki ile şifası tıbben tebeyyün edinceye kadar bir akıl hastalıkları hastanesinde muhafaza ve tedavisinin uygun olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde ve 04.03.2010 üst yazı tarihli Karaman Devlet Hastanesi’nin psikiyatri uzmanınca verilen raporunda ”…Kişi halen şizofreni hastası remisyonda olduğundan olmakla beraber, tedavi altında olup.Şu an için gözetim altında bulunmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirtir tıbbi kanaat rapordur” şeklinde tespitlerin varlığı karşısında, sanığın suç tarihi itibariyle ve halen 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.