Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/10149 E. 2011/16955 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10149
KARAR NO : 2011/16955
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi mümkün olmadığında bedeli olan 5.096 TL’nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.Karşılık davada ise; 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine; karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; nişanın davalı tarafından haksız bozulduğu iddia olunarak nişanda takılan, (4.496 TL değerinde) 95,67 gram altın ile (600 TL değerinde) 3 parça gümüş takımının aynen iadesi, olmadığında bedelinin faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir.Karşılık davada ise, davalı karşı davacı vekili; nişanın sebep bildirmeksizin davacı tarafından bozulduğunu, davalının; nişanlısının zoru ile, gittiği meslek edinme kursundan ayrıldığını; bu nedenle, mesleğe 2 yıl geç başlayacağını iddia ederek; uğradığı maddi zarar nedeniyle 5.000 TL, manevi zarar nedeniyle de 10.000 TL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının davalıya hediye verdiğinin belirlenememesi nedeniyle asıl davanın reddine; karşı davada ise, tanık anlatımları ile, nişanı bozanın karşı davalı olduğu kanısına varılmış; karşı davacının gitmekte olduğu çocuk gelişimi bölümündeki öğrenimini 10.02.2009 günü bıraktığı, nişanlanmanın da 15.02.2009 günü yapılmış olmasına göre, davacının istemiyle öğrenimini bıraktığına ilişkin tanık anlatımı inandırıcı bulunmuştur, gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulü ile 2.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davacı- karşı davalıdan alınıp, davalı- karşı davaya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı-karşı davacı vekilinin bütün, davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, nişanın haksız bozulması nedeniyle maddi tazminatın talep edilebilmesi için, nişan tarihinden sonraki olaylardan kaynaklanan bir zarar bulunmalıdır. Mahkemece de belirtildiği gibi, karşı davacının tazminat istemine dayanak gösterilen olay (gitmekte olduğu meslek edinme kursunu bırakması) nişan tarihinden öncesine ait bulunmaktadır. Mahkemece tanık beyanına dayanılarak, davacının kendi isteğiyle nişan öncesinde bırakmış olduğu kursla nişanın yapılmasını ilişkilendirerek, maddi tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.Öte yandan, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, nişanın haksız bozulmasının yanında, davacının kişilik haklarının da ihlal edilmiş olması gerekir. Sırf, nişanın bozulmasından dolayı duyulan üzüntü ve hayal kırıklığına uğranılmış olması manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir.Mahkemece, davacının kişilik haklarına ne gibi bir saldırı olduğu açıklanıp, tartışılmadan, manevi tazminata hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.