Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/21607 E. 2012/3832 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21607
KARAR NO : 2012/3832
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; davalı ile 27.05.2008 tarihinde verilen kararla boşandıklarını ve boşanma davasında kendi lehine boşanma davasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar aylık 225 TL tedbir nafakasına, müşterek çocuk için de aylık 175 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini ancak boşanma kararının 03.03.2010 tarihinde kesinleşmesi ile birlikte lehine hükmedilen nafakanın kesildiğini, çalışmayıp yardıma muhtaç durumda olduğunu iddia ederek; kendisi için aylık 350 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini, müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının 125 TL artırılarak aylık 350 TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; tarafların boşanmalarına karar veren mahkemece yapılan yargılama esnasında tedbir ve yoksulluk nafakasının tartışılması neticesinde boşanmaya karar verilip bu kararın kesinleştiği, bu durumda davacının kendisi için artık nafaka talep edemeyeceğinden davacı için talep edilen yoksulluk nafakası talebinin reddine, müşterek çocuk için aylık 300,00 TL iştirak iştirak nafakasının davalı tarafından ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Yoksulluk nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm ifade eden, boşanmaya bağlı fer’i bir haktır. Ancak,boşanmadan sonra talep edilemeyeceğine ilişkin yasada bir hüküm bulunmamaktadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175.maddesi ve devamı hükümlerine göre nafaka talep edilen tarihte nafaka alacaklısının yasanın öngördüğü şartları taşıması halinde mahkemece, yoksulluk nafakasına hükmedilebilecektir. Başka bir deyişle, boşanma davası sonrasında yoksulluk nafakası isteme hakkını kaybetmemiş davacı(nafaka alacaklısı)aynı yasa 178.maddesi hükmü gereğince bir yıl içerisinde boşanmadan ayrı olarak açacağı dava ile yoksulluk nafakası isteyebilecektir. Davanın açılması için 743 sayılı Yasada herhangi bir süreye öngörülmemiştir. Oysa, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 178.maddesinde ise 1 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Anılan maddeye göre, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Somut olayda; tarafların …Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.05.2008 tarihli kararı ile boşandıkları ve boşanma kararı ile birlikte, davacı için dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar aylık 225 TL tedbir nafakasına hükmedildiği ve kararın 03.03.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacının boşanma davası sırasında yoksulluk nafakası talep etmediği diğer bir deyişle talep koşulu gerçekleşmediği gibi aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde olumlu veya olumsuz bir karar da bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık sürede açılmış bu davanın esasına girilerek yukarıdaki ilkeler gereğince inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yoksulluk nafakası yönünden davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.